İşte hayatında bulduğu en büyük iyilik, bütün kötülüklerini karşılayacak kadar büyük bir lütuf bu alışabilmekti, herkes felaketlerine tahammülle başlıyor ve tahammülle alışarak dayanabiliyordu.
O zaman eylül kendine tabiatta ilk ümitsizlik ayı, faniliği ilk duyma ayı, ilk faydasız ve elim mücadele arzusu gibi, hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel mazinin hasretiyle ilk boyun bükülen ay gibi göründü. Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak, “Evet, her şey çürüyor, demek biz de çürüyeceğiz” diye düşündü.