Her duygunun, belli bir sınırı aştığında, hayatı iyi ya da kötü bir şekilde etkileyebilecek bir güce sahip olduğuna inanıyorum. Ancak sevgi, o sınırı geçtiğinde, bireye kendi "cennetini" yaratma imkânı sunabilecek kadar güçlü bir duygu.
Bu kitabı okurken, içinde bulunduğumuz kapitalist sistemin insan doğasına ne kadar ters düştüğünü bir kez daha fark ettim. Sevmek ve sevilmek... Bu iki duygu, sanki kalplerimizin en derinliklerinde, en eski hatıralarımızdan biri gibi kök salmış. Sonsuz ve koşulsuz bir sevgi… Kimliklerden, statülerden, kim olduğumuz ya da ne olduğumuzdan bağımsız olarak, yalnızca bir şeyin var olmasından, ona rastlamış olmamızdan kaynaklanan bir sevgi.
Bu düşünceler, sevginin özünü ve onun insan yaşamındaki dönüştürücü etkisini bir kez daha derinden hissetmemi sağladı.