Onu neyin uyandırdığını bilmiyordu.Işık yüzünden değildi,çünkü gözleri yaşlı pencerelerin ardındaki yağmurlu gün,donuk-donuk parıldıyordu.Gürültüden de uyanmamıştı,çünkü ses yoktu burada, duvardaki ölmüş insanlar fotoğraflarının içinden ona delici sabit bakışlada bakıyorlardı yalnızca.Neden ve ne için olduğunu bilmeden uyanmıştı:Burada onu çağıran ve cezbeden hiçbir şey yoktu.