Kant bir halklar birliği kurulmasını savunmuştu.
Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından, bir halklar birliği kuruldu gerçekten de. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da bunun yerine birleşmiş milletler aldı. Yani Kant bir bakıma birleşmiş milletlerin fikir babasıdır.
Gerçekten işleyen bir halklar Birliği’nin oluşması ne kadar uzun bir süreç olsa da, genel ve kalıcı bir barış teminatı için ugrasmak görevimizdir
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Königsberg'deki mezarinda en ünlü
sözlerinden biri yazildir: 'Ne kadar sık ve uzun düşündüysem, su
iki şey hep yeni ve artan bir hayranlık ve huşuyla doldurdu ruhumu: üstümdeki yildizli gökyüzü ve içimdeki ahlak yasasi.' Ve devam ediyor, 'Yukarıda ve içimde bir Tanrı olduğunun kanıtı bunlar."
"Kendi çikarlarina zarar vermek pahasina bile olsa kötülük etmemeye karar verdiğinde özgür bir şekilde davraniyorsun."
"Sırf kendi arzularının peşinden koşan kişi pek de özgür sayılmaz gerçekten."
"Böyle biri her şeyin kölesi haline gelebilir. Hattâ kendi bencilliginin bile kölesi olabilir insan. Arzu ve tutkular aşabilmek bagimsizlik ve özgürlük gerektirir."
Bir şeyİ ödev saydığın için yapıyorsan, ancak o zaman ahlaksal davranıştan söz verebiliriz. Bu yüzden kantin ahlakı genellikle bir ödev ahlakı olarak nitelendirilir.
Kant kategorik imperatifi bir de su sekilde tanimlamistir: Diger insanlari hiçbir zaman sadece bir araç
olarak değil, ayn zamanda daima kendi başına bir amaç olarak
görüp buna göre davranmaliyiz."