Pırıltılı bir zar gibi incecik bir su kapladı gözün içini, yavaşça gözpınarına kaydı, orada birikti, bir damla oldu, oradan kirpiğin ucuna aktı, bir an sallandı, içinden ışıklar geçti, sonra yere düştü, kayboldu…
Gider dolaşır bir yerlerde ölürsün. Ne olacak? Ben de gitmez dolaşmaz burada ölürüm. Sen denize bakarsın, ben kitaplara. Sen nöbet tutarsın, ben yazı yazarım. Ne fark var? Sen sevgilini kaybettiğin için üzülürsün, ben hiç sevgilim olmadığı için. Senin de canın sıkılır, benim de. İkimiz de ölümden pek korkmayacağız, ikimiz de biraz ölümü özleyeceğiz, ikimiz de kendimizi olduğumuzdan daha yaşlı hissedeceğiz, ikimiz de kaybettiğimiz dostlarımızı düşüneceğiz…
Yeryüzünde iki tür insan vardır Anibal, dedi. Biri bildiğimiz normal insanlar birisi de kadınlar. Kendinle kıyaslayarak anlayamazsın onları. Öyledir onlar.