-İyi bir açıklama, bazı şeyleri şaşılacak kadar güzel anlatıyorsun.
Mesleğim bu benim, anlatmak, başkalarının duyupta anlatamadığı şeyleri dile getirmek.
Fakat kendini ustaca geri plana atmayı da başarıyorsun.
Bak işte o meslek değil, yaradılış.
Çok hoşsun dedi Sitare, biliyor musun bazen beşe kadar sayamaz gibi duruyorsun ama başladın mı arkasını getiriyorsun, sende anlamadığım şey bu.
Sense sonsuza kadar sayacakmış gibi görünüyorsun ama beşe gelince tıkanıyorsun, ben de bunu anlayamıyorum.
8
Şub
0
Rasim Özdenören | Gül Yetiştiren Adam
Edit: Yazımın sonundaki alıntıyla başlamak istiyorum.
Kısaca Rasim Özdenören bu kitapta ” Şu an mezarlarında dedelerimizin kemikleri sızlıyor. ” cümlesini müthiş bir üslupla ve keskin cümlelerle bedenimizin içindeki ruhumuza anlatıyor.
Kitabı okumadan önce bu yazıyı okumanızda sanırım fayda var. Çünkü ben bu kitabın 40. sayfasında olay örgüsünü çözdüm ve tekrar başa dönüp okudum. İlk okuyucu için biraz ağır biraz karmaşık bir kitap ama servis ettiği gerçekler tamamen hayran bırakacak derecede.
Aklınızdaki alışılagelmiş roman veya öykü tarzını bir kenara bırakın. Rasim Özdenören bu kalıbın dışına çıkarak yeni bir aksiyon katmış. Şöyle açıklayacağım. 50 yıl önceki bir dervişin bu zamana ışınlandığını düşünün. Ne kadar çömezler ? Ne kadar şaşırır ? Ne kadar ağlar ? İşte bu kitapta ışınlanma olayı olmaksızın maddesel boyuttaki bir gerçeklikle bu konu işlenmiştir. Eve kapanan ve 50 yıldır dışarıya çıkmayan bir insan. 50 yıl sonra dışarıya çıkması. Şaşkınlığı, isyanı, acısı, geçmişi, hüznü… Bu sadece ana karakterin ve ana temanın verilmek istediği konu. Bu konunun işleniş şekli bir hayli farklı. Rasim üstad ana karakteri ve konuyu daha iyi anlayabilmemiz için romana bir kaç farklı karakter katıyor. Sitare, Çarli ve yazar gibi. Bunlar 50 yıl sonrasında yaşayan kültür ve medeniyetlerinden tamamen kopmuş karakterler. Bir yandan gül yetiştiren adamı okurken bir yandan da romanın yüzdelik payında daha fazla yer kaplayan farklı karakterlerin iç dünyalarındaki bunalım sahnelerini okuyoruz. Dediğim gibi farklı bir teknik.
Velhasıl Rasim Özdenören bu kitapta önce köy, kasaba, şehir gibi yaşadığımız ve nefes aldığımız yerlerin zamanla nasıl değiştiğini -değiştirildiğini- anlatmakta. Bunu insanların iç dünyasına sirayet ettirerek bir