Rumeysa

Rumeysa
@MRumeysaB
Mühendis
Lisans
Samsun
348 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Dali'den 1984'e
8/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2021 10:49
İlk izlenim olarak kitap kapağına ve başlığa değinelim. Salvador Dali eleştirisinden kitap ve yazar eleştirilerine kadar çeşitli konular hakkında denemeler okuyoruz. Başlıkta ve arka kapak yazısında da buna istinaden karar verilmiş. Ancak başlıkta başarılı olunamamış. Keza ‘’Dali’den Karakurbağaya Kadar Bazı Düşünceler’’ daha uygun olabilirmiş. Özgün adı ‘’Essays’’ yani ''Denemeler'' olarak geçiyor. Kapak tasarımı ise, ‘Dali bıyıkları’nın karakurbağaya verilmesini anlıyorum, mandala kısmını anlamıyorum. Oldukça gerçekçi bir Karakurbağa’ya ‘bıyıklar’ takılarak arka plana savaş temalı bir görsel çok daha uygun düşebilirmiş. Kitap genel olarak 1939 ila 1946 yılları arasında kaleme aldığı denemelerden oluşuyor. Savaş, faşizm ve stalinizm elbette sosyalizm hakkında görüşlerden bahsediliyor. Özellikle en önemli eserlerinden 1984’ün yazımında etkili olan düşüncelerine şahit oluyoruz. Benim gözüme çarpan birkaç nokta; ‘’…Bu şekilde düşünmenin, birbirini geçersiz kılan iki farklı düşünceyi aynı anda savunabilme kabiliyetinin tıbbi adı şizofreni olmalı.’’ Syf. 70, Burnunuzun Ucunda, Yıl 1946 ‘’…birbirini çürüten iki fikri birden savunmak, birbirleriyle çeliştiğini bile bile ikisine birden inanmak, mantığa karşı mantığı kullanmak(…) İşin inceliği buradaydı: Bilinçli bir şekilde bilinçsizliğe razı etmek, sonra da biraz önce kendi kendinizi razı ettiğiniz uyutma işlemini unutmak.’’ Syf. 55, 1984, Alfa Yayınları İngsos’un kutsal ilkelerinden biri olan ‘İkilidüşün’ mantığıyla karşılaştığımız yerlerden biri. Yazısında bu ilkeyi şizofreni ile bağdaştırırken, distopik olarak ele aldığı 1984 kitabında fikri başkarakter Winston’a işliyor, romandaki şekliyle okuyucu içinde daha anlaşılır bir zemin hazırlamış oluyor. ‘’…Rus aileleri başka ülkelerin açlıktan kırılan, sefalet içindeki emekçi
Dali’den Karakurbağasına Bazı DüşüncelerGeorge Orwell · Sel Yayıncılık · 2016361 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğitilmiş
9/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 12:08
Mormonluk, Joseph Smith, Jr. tarafından 1830'da ortaya çıkan İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi ve Brigham Young ile günümüze kadar da devam eden bir dini yorumun, geleneksel ve kültürel unsurlarını içermektedir. İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi üyeleri, Tanrı’nın insanlığa hala konuştuğuna, havari ve peygamberleri çağırdığına ve vahiylerin eski zamanlarda olduğu gibi günümüzde de gönderildiğine inanmaktadırlar. (Kaynak: wikipedia) Bu açıklamayla başlamak istiyorum çünkü kitabı ya da bu incelemeyi daha anlaşılır kılmak istiyorum. Babası mormonlardan olan Tara Westover’ın anı ve otobiyografi dalındaki kitabı, yazarın hayatının her zaman dilimine tanık olmamızı sağlıyor. T. Westover hayat hikayesinde biz okuyuculara; baskıcı bir aileyle yetişmenin, en sevdiğiniz ve en yakınınız olan bu insanların çocuklarının üzerindeki psikolojik etkilerinden ve bu tahakkümlere nasıl başkaldırarak; kişinin özerkliğine kavuşmasından ve özgürlüğünün, kendi çizdiği yol haritasından nasıl ilerlediğini okuyoruz. Ataerkil sistemin destekçisi olan Baba’yı tanıyarak devam edelim: oldukça talepkar, şüphe götürmez bir şekilde inancına bağlı ve bu inancı, kendi yorumlarıyla, Tanrı’nın ona ilettiği mesajlarla hayatını ve çevresindekilerinin de hayatını idame etmeye çalışan; sosyalizme, kapitalizme, hastanelere, eğitim kurumlarına, devlete ve devletle ilgili her alana sıkı bir şekilde karşı bir karakter. Yedi çocuklu bu ailenin yaşamı, bu tutumlar doğrultusunda nasıl şekilleniyor peki? Baba, kendisi hırdavat işiyle uğraşarak geçimini sürdürüyor. İşlerinde yardımcı olması ve hızlı bir şekilde yürütülebilmesi için elbette ki çocuklarını da işin içine sokuyor. Ağır iş koşulları altında, özellikle de böyle bir iş için, fiziksel hasarlar kaçınılmaz bir hal alıyor. Öyle ki bireylerin başlarına
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,777 okunma
Doğu-batı, Para, Aşk
7/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 22:26
Azizim, 1920’lerin Amerika’sına hoş geldin! Ana tema da trajik bir aşk hikayesinin yer aldığı ancak karakterlerin de çevreyle ilişkisine yaklaşıldığında aslında dönemin kültüründe yer alan gerçeklerin gün yüzüne çıktığını rahatlıkla görebildiğimiz bir hikaye sunmuş yazar bizlere. Öncelikle kitabı Batılı Nick Carraway adındaki kahramanın bakış açısıyla okuyoruz. Gatsby’nin komşusu olmasıyla beraber olaylar gelişiyor. Daisy, Carraway’in kuzeni Gatsby’nin aşkı; Tom ise Daisy’nin kocası ve Myrtle ise Tom’un metresi… İhanetle, umutla, beklentiyle dolu oldukça çalkantılı bir aşk hikayesi. Aslında ilgi çekici ve meraklandıran bir kurgu olsa da bana sürükleyici gelen bir eser olmadı ne yazık ki. Nick Carraway, babası hırdavatçı, sıradan bir karakter. Geçimini borsadan sağlamak amacıyla doğuya, West Egg’de yaşamını sürdürmeye karar kılıyor. Amerika ekonomisinin güçlü olduğu zamanlar; öyle ki ortalama aileler bile borsanın yükselişine ayak uydurup yüksek kazançlar yakalamışlar. Ancak bu yükseliş, 1929 yılına kadar sürmüş, ‘’Kara Perşembe’’ de denilen Büyük Buhran başlamış. Dünyada elli milyon işsizin, toplam üretimin ve ticarette yaklaşık yüzde elli oranlarında düşüş görülen bir dönem yaşanmış. Gatsby karakterine biraz daha yakınlaşalım, başlarda gizemli bir karakter olarak kendisini tanıyoruz, zengin kesimdeki dedikoducu herkes gibi. Onun hakkında anlatılanlara kimse inanmadığı gibi üstüne birçok iftiranın oluşması da cabası, neredeyse katil olduğu düşünülecek kadar. Ya da savaşta Almanlar hesabına casus olmasına kadar, kim neye inandıysa Gatsby o olmuş anlaşılana göre. Bunlardan doğru olan bir dedikodu şu: ‘’İçki kaçakçısıymış,’’ derlerdi genç kadınlar, adamın kokteylleriyle çiçekleri arasında gezinirken. Syf.99 O zamanlar Amerika’nın ne kadar bolluk yılları olsa da, alkole
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · İletişim Yayınları · 201426,9bin okunma
Harcanmış Bir Zaman Yolculuğu
5/10
·318 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 20:44
İlk kez bir fikrin, önermenin başka bir yazar tarafından kaleme alınmasını tercih ediyorum. Bu kitaptaki ana konuyu keşke Aldous Huxley gibi bir yazar işlese imiş. Kaç ömür gerek, yaşamayı öğrenmek için? Kitabın arka kapağında yer alan söz. Beni de etkileyen ve okumama vesile olan nedenlerden bir tanesi. Kitap kapak tasarımı itibariyle korkunç, farkındayım. Ancak severek takip ettiğim bir çok okurun da tavsiyesi üzerine aldığım bir kitap. O kadar çok beğenildi, o kadar çok tavsiye edildi ki… Neil Geiman, Guardian, The Sun gibi kaynaklardan çok olumlu eleştiriler alan da bir kitap. Bence sorun şu ki, bütün bu olumlu eleştirileri hak etmeyen de bir kitap olması. Uzun zamandır beğenmediğim bir kitap olmamıştı. Öncelikle yazarın ödüller aldığına değinmiştim, bu ödüllerden biri de, Blue Peter Kitap Ödülü imiş ve yazdığı çocuk ve genç yetişkin kitapları sayesinde kazanmış. Ben bu kitabın tavsiyesini alırken kimse bana, çocuk ya da genç yetişkin kitabı olduğunu söylemedi ama umarım öyledir. Çünkü ben yetişkin kitabı olarak okumaya başladım ve sonunda hayal kırıklığına uğradım. Bence kitap 15 ila 18 yaş arasındaki kitleye hitap eden bir kitap. Oldukça yalın, anlaşılır, akıcı, sürükleyici basit bir kitap. Konusu da bir o kadar ilgi çekici zaten. Ana konu şu; bir rahatsızlık olan görülen, insanın fiziksel anlamda yaşlanamaması durumu. Bu ‘rahatsızlık’a yakalanan kişiler 100 yılda sadece 10 yıl kadar yaşlı görünebiliyorlar. Hiçbir şekilde -ne kadar ağır bir hastalık da olsa- sağlık açısından bir sorunla karşılaşmıyorlar, taki normal bir insanın gelebileceği son ana kadar. Neredeyse ölümsüz olmak gibi. Bu fikir benim cennetim olabilir, dünyada asırlar arası müthiş bir yolculuk. 15 yaşınızda görünürken; farklı şartlar altında yaşayabileceğiniz, farklı seçeneklerde
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma
Salgın | Shen Humması
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 23:40
Salgın; bir mantar enfeksiyonunun insanlara bulaşması sonucu Dünya’da yaşanacakları konu alan bir kitap. Öncellikle bu enfeksiyonun bir tedavisi olmamakla birlikte kişiyi kaçınılmaz sona da götürüyor. İnsanlar bu enfeksiyona nasıl yakalanıyorlar, belirtileri neler, nasıl önlem alınabilir ? Bu soruların cevabı kitapta kısa bir şekilde okur için yanıtlanmış. Bize bu salgın sürecine tanık olmamızı sağlayan kişi, Candace. Çin’den ABD’ye göçen bir ailenin tek kızı. Bu açıdan New York’da bir göçmen olarak yaşamanın da üzerinde durulmuş. Aile Çin menşeli olduğu için, ülkenin kültüründen de bahsedilmiş. Mesela; ‘’Ruh parası dedikleri yaldız baskılı sarı kağıtlar, kırmızı iple bağlanıp kalın desteler halinde streçe sarılmıştı. Çin’de yaşadığım dönemde anneannem yakardı bunlardan. Paralar kül olduğunda, diye açıklamıştı, eski kuşaklarının ruhlarının hesabına geçer. Bunlarla bir şeyler alırlar, başkalarıyla pazarlık yaparlar, öte dünya yetkililerine rüşvet verirler. Bürokratik kadroları ve hiyerarşileriyle öte dünya, devlete çok benzer bir şekilde işliyordu. Ağlamayana meme vermiyorlardı.’’ Çin kültüründe, Cehennem Banknotu olarak geçen, özel sembolik bir para. Çin mitolojisinde Çinliler’in ataları için ‘rüşvet’i verdikleri zaman Cehennem’in Kralı tarafından parasızlıktan ve cezalardan kurtarılacaklarına inanıyorlarmış. Bana ilginç geldi, onların kültürlerine karşı merak uyandırmayı başardı. Candace, alışkanlıklarına bağlı, sıradan bir hayat süren çalışkan bir kız. Salgının başlama süreciyle onun tercihleri, seçimlerine tanık oluyoruz. Bir zaman sonra onu arkadaşımmış gibi hissetmeye başladım. Kararlarını sorguladım, fikrimin ona ulaşmayacağını biliyor olsam da akıl verdim. Kızdım bir çok kez. Bazılarında yanlış tercih yaptığına inansam da sebebini anlayabildim. Geçerli bir sebep
SalgınLing Ma · İthaki Yayınları · 2020437 okunma