“Bizi buraya asıl bağlayan bir alışkanlıktır… Biz buradan maksatsız yaşamayı ve boş beyinle dolaşmayı tatlı bir meşgale haline getirmek yolunu keşfetmişiz… Hepimizi İstanbul’a bağlayan sadece bu…”
“Onlar güneşi, ayı, falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar? Onlar tabiatta saklı duran ruhu bizden iyi anlamışlardır. Halbuki bizim bunu yapmamıza imkan yok. Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor… Şöyle, hangi ilim, hangi şehir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir?“
Kitabı insan psikolojisi tahlillerinde oldukça başarılı buldum. Yaşananlarla sizi adeta bir Yeşilçam filminin içine çekmekle beraber, içinde geçen birçok eski Türkçe kelime sizi yorabilir; yine de Sabahattin Ali’nin okunması gereken eserlerinden.
Keyifli okumalar dilerim :)