(…)
Başkaları için yaşamaya kalkışan kişi, bir bağımlıdır. Amaçları açısından bir asalaktır, hizmet ettiği kimseleri de asalak haline getirir. Bu ilişkiden doğabilecek tek şey, birlikte yozlaşmaktır. Kavram olarak imkansız bir şeydir bu. Gerçek hayatta buna en yakın olan şey, başkalarına hizmet etmek için yaşayan kişidir ki o da köledir. Eğer fiziksel kölelik bile iğrenç bir kavram gibi gözüküyorsa, ruhsal kölelik bundan ne kadar daha iğrenç bir kavram gibi gözüküyorsa, ruhsal kölelik bundan ne kadar daha iğrenç bir kavram olmalıdır! Savaşta ele geçirilen bir kölenin kendine göre bir gururu vardır. Karşı koymuştur ve içinde bulunduğu durumu kötü bir şey olarak görmektedir ama kendini kendi isteğiyle köle haline getiren, bunu sevgi uğruna yaptığını söyleyen adam, yaratıkların en aşağılığıdır. İnsanlığın onurunu düşürmekte, sevgi kavramını küçültmektedir. Hizmet, hayır ve yardım doktrininin altında yatan budur.
(…)
Söylediğim her şey tek kelimeyle özetlenebiliyor. Kolektivizm. Yüzyılımızın tanrısı bu değil mi? Birlikte hareket etmek. Birlikte düşünmek. Birlikte hissetmek. Birleş, fikir birliği sağla, itaat et. İtaat et, hizmet et, feda et. Böl ve zaptet… o önce gelir ama sonra, birleştir ve yönet.
(…)
Ego sözünün tersi ne, biliyor musun? Dolgu. Fasafiso. İşte onların yönetimi.
(…)
Yönetilemeyecek her şey yok olmak zorunda. Ara sıra manyak, doğmakta ısrar ederse, on iki yaşının ötesine varamayacak. Beyni çalışmaya başladığı anda baskıyı hissedip patlayıverecek. Boşluğa, vakuma yönelik baskı.
(…)
Budalaların habire gülümsediğine hiç dikkat ettin mi? İnsanın ilk kaş çatışı, Tanrı’nın elinin onun alnına ilk değişidir. Düşüncenin dokunuşu ama bizde ne Tanrı olacak, ne de düşünce. Yalnızca gülümsemelerle oy verilecek. Otomatik levyeler.
(…)
Ortada bir fedakarlık oldu mu, mantıksal olarak, feda edilen şeyleri toplayacak birilerinin de olacağı kesin zaten. Hizmet varsa, hizmet edilen birileri var demektir. Sana fedakarlıktan söz eden adam, aslında köleler ile efendilerden söz ediyor demektir. Kendisi efendi olmak niyetindedir ama eğer sana mutlu ol diyen, bu senin doğal hakkındır diyen, ilk görevin kendine karşıdır diyen birini bulursan, o adam senin ruhunun peşinde değil demektir. Öyle biri ortaya çıktığı anda hepiniz o boş kafalarınızla avaz avaz haykırmaya başlarsınız. Bencil bir canavar bu adam, dersiniz.
(…)
Bir ara ‘mantıksal olarak’ diye bir söz kullandım. Anlamıyor musun? İnsanların kendilerini senden korumak için bir silahı var:mantık. Bu yüzden, onu onların elinden mutlaka alman şart. Temellerini dinamitle.
(…)
Mantığı bir kere kenara ittin mi, artık meydan senindir. Ne zaman, neye ihtiyacın olsa elinde sayılır. O adamı elde etmişsin artık demektir. Düşünen adamı yönetebilir misin? Biz düşünen adamlar istemiyoruz. (…)