Zıtlıkların harmonisi .
Azra Kohen, öyle güzel bir masal sunmuş ki bizlere içinde olağanüstü öğelere yer vermeden sadece gerçekleri anlatmayı dert edinerek.. Selim ile Ülkü ve İlmiye ile Orhan’ın aşkın her halini hissettiren ve belki de yaşadığımız çağda böyle bir şeyin mümkün olmayacağını bilmenin de verdiği bir hüzünle izledim onların sevgilerini.. Toplumların nasıl kaldırıldığını, kendi değerlerinden uzaklaştırılarak koparılarak yabancılaştırılarak sonunun nasıl hazırlandığını karmakarışık ve dağılmış bir halde okudum. Aslında bildiğiniz, içten içe hissettiğiniz gerçeklerin gözünüze batırılması gibiydi. Tarih gerçekten de yalanlarla doluydu ve maalesef ki çağımızın en güçlü silahlarından biri haline getirilmişti. İnsan neye, kime, nasıl inanmalıydı? Koca bir illüzyonun içinde kaybolmuş kayıp nesillerdik biz. Ve uyanış gerçekleşmezse daha beter bir şekilde daha nice nesiller kaybolacaktı bu iğrenç düzende. Okumanın,
öğrenmenin, çabada olmanın, üretmenin ve değerlere sahip çıkmanın önemini bir kez daha hissettiren şahane bir kitap. İnsanları birbirlerine kırdıran, hayatı lanetleyen tüm bu parazitlere karşı dur demenin ve birlik olmanın zamanı! Kitap bitti ama araştıracak çok şey birikti. Çabada buluşmak dileğiyle…