“Bayım’ın Bayım olmasına ve olduğu gibi kalmasına izin verilmişti. Oysa benim ben olmama, öyle kalmama izin verilmedi. Onu pişirsen bile, Bayım adında bir horozu pişirmiş oluyordun. Oysa benim yeniden Paul D olmamın yolu yoktu- ölü ya da diri. Öğretmen beni değiştirmişti. Ben artık başka bir şeydim ve bu şey, yalağın kıyısına ilişmiş, güneşlenen bir horozdan daha aşağı bir şeydi.”
Büyük düşünceler, dünyaya güvercinler gibi sessizce konar. Şayet kulak verirsek, medeniyetlerin ve ülkelerin neden olduğu karmaşanın ortasında, yaşamın ve umudun yumuşak bir kanat çırpışı kadar hafif gürültüsünü duyabiliriz.