Onların manevi muhasebecisi görevini yüklenmişti, kendisini dinleyen herkesin defterlerini, manevi hayatlarının defterlerini açmalarını ve defterde yazılı olanların vicdanla denk olup olmadığına bakmalarını istiyordu.
Yanlışlarımız olabilirdi, zaten hep olmuştu. Ama yalnızca bir şey isteyecekti kendisini dinleyenlerden. O da şuydu: Tanrı karşısında dürüst ve mert olmak. Bilanço denk düşüyorsa, “Evet, hesaplarımı inceledim. İyi buldum,” diyebiliyorsa, sorun yoktu.