İnsanların arasında susuzluktan ölmek istemeyen biri tüm bardaklardan içmeyi öğrenmeli ve insanların arasında temiz kalmak isteyen pis sularla yıkanmasını da bilmeli.
"Bir mısra için insan birçok şehre girmelidir, insanlar ve eşyalar görmelidir, hayvanlar tanımalıdır, kuşların nasıl uçtu- ğunu hissetmelidir, küçük çiçeklerin sabahları hangi kımılda- nışlarla açtığını bilmelidir. İnsan, meçhul semtlerdeki yolları, beklenmedik tesadüfleri ve uzun zamandır gelmekte olduğu görülen vedaları düşünebilmelidir, hâlâ anlaşılmamış çocukluk günlerini; sessiz kapanık odalarda geçen günleri ve deniz kıyı- sındaki sabahları; denizi; denizleri; üstümüzden esen ve bütün yıldızlara uçan yolculuk gecelerini düşünebilmelidir, bütün bunların hepsini düşünebilmek de yetmez. İnsanın, birbirin- den farklı birçok sevda gecelerine ait hatıraları olmalıdır. Ama, hem de, can çekişen kimselerin yanına oturmuş bulunmalıdır; kesik kesik gürültü duyulan, penceresi açık odada ölülerle dur- muş olmalıdır. Ve insanın hatıralarının olması da kafi gelmez. Hatıralar çoksa onları unutabilmelidir..."
İnsan önce bakışlarından yaşlanıyor, alışacaksın
Alışacaksın yüzünün meydanlarda gevezeler tarafından hırpalanmasına
Bir çocuk gitmediği şehirleri terk edecek
Erteleyeceksin sevinçlerini kendini martta sanan kedileri görünce
Su ne söyler de çürür karanfiller vazoda