İzinver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde, sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılarda, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmek manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.
Ya en aptal ya en akıllı inanır. Aptal da ne demek? Tam akıllılık kabil mi tam aptallık mümkün olsun?
Aptal dediğimiz çok defa üstüne hiçbir yazı yazılmamış boş kağıda benzer. Mademki boştur, güzeli bulamamıştır. Fakat mademki boştur, çirkinden kurtulmuştur.
Allah’ın çevresinde tavaf yapıyorsun. Dönüyor, dönüyor ve nihayet bir hiç olduğunu hissetmeye başlıyorsun. Artık kendini hatırlamıyorsun. Var olan yalnızca aşktır: Aşkın cazibesi. Sen ise bir meczub!
Ey Allah’a yönelmiş muhacir! Senin tavaf yerin; “Allah’ın Kabe’si ve Hacer’in eteği”dir.
Ne görüyoruz?
Aklımız almıyor?
Özgürlük ve humanizm çağı insanının duygusu, bu manaya dayanacak nitelikte değildir!
Allah, Afrikalı siyah bir cariyenin evinde.