Yaklaşık 5-6 yıl önce okuduğum ve en sevdiğim yazarlardan biri olan Hemingway'in çok sevdiğim bir kitabının incelemesini yazarının ölüm yıl dönümünün anısına yapmak istedim.
Savaş, savaş karşıtlığı konuları ile ünlenen kitapları ile klasik edebiyatta eşi benzeri olmayan Hemingway'in, ustalık eseridir Çanlar Kimin İçin Çalıyor. Kitap 1936-1939 yıllarındaki ,yaklaşık 750.000 kişinin hayatını kaybettiği İspanya İç Savaşı'ı sırasında General Gonz tarafından bir köprüyü patlatmakla görevlendirilen Robert Jordan isimli bir bomba uzmanını anlatıyor. Köprünün stratejik konumu nedeniyle görevini yapmak için dağdaki çetelerle iş birliği yapan Robert Jordan bu görevi sırasında hem hayatının aşkı (Maria) ile tanışacak,hem de savaşa ve insanlara dair çok farklı şeyleri sorgulamaya başlayacaktır. Kitabın konusundan yola çıkarak kitabın bol aksiyon içeren tarihi bir roman olduğu izlenimine kapılmayın çünkü kitap tamamen savaş psikolojisi, savaşın beraberinde getirdiği duygular ve yıkımlar üzerine yazılmış bir roman. Ana karakterimiz kitapta Cumhuriyetçiler'in yanında Faşistler'e karşı savaşan biri fakat görevi süresince bu savaşın ne onun ne karşı taraftaki askerlerin ne de ölen yoksul insanların savaşı olduğunu anlıyor ve iki taraflı düşünmeye başlıyor. Karşı köprüyü savunan askerler gerçekten onun düşmanı mı? Onlar da onun gibi bir yerlerden emir almıyor mu? Belki o emri almasalar ona hiçbir zarar vermeyecekler. Ölen, öldüren insanların kaçı ne için savaştığını ne için öldürdüğünü biliyor? Bunları düşünüyor,cevaplarını okuyucu olarak siz de düşünmeye başlıyor ve savaşın berbatlığını bir kez daha anlıyorsunuz.Kitap açık ve net cümlelerle yazılmış ,ilgiyi canlı tutacak bir kitap olsa da herkes için okuması kolay bir kitap değil çünkü yer yer durağanlaşabiliyor fakat yine de
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Savaştın işte, diye düşündü Robert Jordan. Ve savaştığında da çok geçmeden savaştan sağ çıkanlara, savaşta başarılı olanlara karşı temiz duyguların yok olup gitti."
... "Görünüşe bakılırsa, bu hanımefendiyi pek de tanıdığın söylenemez. "
- "Yeteri kadar tanıyorum. Bazı insanlara güvenip güvenmemem gerektiğini anlamak zor olmuyor."