''Eskiden,bu blokta bir yerlerde dondurmacı vardı.Adını anımsayamıyorum... İki top dondurma alabilirdiniz,isterseniz üstüne çikolata parçaları da serperlerdi.Bir adamın adını taşıyorlardı, Johnnies miydi, Jackies mi? Anımsayamıyorum.''
Damızlık Kızın Öyküsü , Kadının tamamen üreme,annelik,kocasına kadınlık yapma vasfı ile var eden , bugün ki Amerika topraklarında kurulan erkek egemen,muhafazakar bir toplumu anlatıyor. Hristiyanlık temelli yeni kurulan bu rejimin adı da ''Gilead''. Kendilerine ''İnancın Liderleri'' diyen komutan grupları tarafından yönetilmektedir. Dünyada doğum oranları ve sağlıklı kalan bebek sayısı düştüğü için doğurabilen kadınların pek çoğunun,çocuğu olmayan komutan ve karılarının yanına damızlık olarak verildiği, doğuramayanların martha(hizmetçi) yapıldığı bu romanda: Kadının, adının,düşüncelerinin,arzularının... olmadığı; okumasının yazmasının,emirler dışına çıkmasının... yasak olduğu dehşet verici bir dünya anlatılıyor.
''Kadın bir sabah uyandığında hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini'' Ana karakterimiz (gerçek ismi kitapta tam olarak söylenmez)bir sabah iş yerine gitmek için yola çıkar ve kahvesini almak için kahveciye uğrar.Kahve dükkanında çalışan kadın yoktur, onun yerine bir erkek vardır.Hastalandı galiba diye düşünür. Kahvesini de alamaz çünkü kartları iptal edilmiştir.İş yerine gittiğinde ise kendisi dahil tüm kadınların kovulduğunu öğrenir.Yeni bir yasa çıkmıştır ve bu yasaya göre kadınların çalışması yasaktır. Ama bunların hepsinin bir günde olması bir günde planlandığı anlamına gelmez çünkü kitapta da vurgulandığı gibi ''Hiçbir şey bir anda değişmez. Derece derece ısınan bir küvette,haşlanarak ölürsünüz.''
Roman Margaret Atwood tarafından 1980'lerde yazılmış. O yıllarda distopya olarak yazılan bu kitap, diğer tüm distopyalar gibi