KKH Maide Ezgi

KKH Maide Ezgi
Hukuk
Samsun-İstanbul
35 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Damızlık Kızın Öyküsü" İnceleme
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2019 69. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2019 22:00
''Eskiden,bu blokta bir yerlerde dondurmacı vardı.Adını anımsayamıyorum... İki top dondurma alabilirdiniz,isterseniz üstüne çikolata parçaları da serperlerdi.Bir adamın adını taşıyorlardı, Johnnies miydi, Jackies mi? Anımsayamıyorum.'' Damızlık Kızın Öyküsü , Kadının tamamen üreme,annelik,kocasına kadınlık yapma vasfı ile var eden , bugün ki Amerika topraklarında kurulan erkek egemen,muhafazakar bir toplumu anlatıyor. Hristiyanlık temelli yeni kurulan bu rejimin adı da ''Gilead''. Kendilerine ''İnancın Liderleri'' diyen komutan grupları tarafından yönetilmektedir. Dünyada doğum oranları ve sağlıklı kalan bebek sayısı düştüğü için doğurabilen kadınların pek çoğunun,çocuğu olmayan komutan ve karılarının yanına damızlık olarak verildiği, doğuramayanların martha(hizmetçi) yapıldığı bu romanda: Kadının, adının,düşüncelerinin,arzularının... olmadığı; okumasının yazmasının,emirler dışına çıkmasının... yasak olduğu dehşet verici bir dünya anlatılıyor. ''Kadın bir sabah uyandığında hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini'' Ana karakterimiz (gerçek ismi kitapta tam olarak söylenmez)bir sabah iş yerine gitmek için yola çıkar ve kahvesini almak için kahveciye uğrar.Kahve dükkanında çalışan kadın yoktur, onun yerine bir erkek vardır.Hastalandı galiba diye düşünür. Kahvesini de alamaz çünkü kartları iptal edilmiştir.İş yerine gittiğinde ise kendisi dahil tüm kadınların kovulduğunu öğrenir.Yeni bir yasa çıkmıştır ve bu yasaya göre kadınların çalışması yasaktır. Ama bunların hepsinin bir günde olması bir günde planlandığı anlamına gelmez çünkü kitapta da vurgulandığı gibi ''Hiçbir şey bir anda değişmez. Derece derece ısınan bir küvette,haşlanarak ölürsünüz.'' Roman Margaret Atwood tarafından 1980'lerde yazılmış. O yıllarda distopya olarak yazılan bu kitap, diğer tüm distopyalar gibi
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
Reklam
''Meyhane'' İnceleme
9/10
·350 syf.··
2019 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2019 20:33
''Jervez'e artık cesaret gelmişti.Bir yandan,açlıktan sancıyan midesini susturmak,diğer taraftan düşlediği sıcak bir yemek ona,hiçbir şey düşündürmüyordu.'' Kitabımız 1800'lü yılların fakir ve ahlaken çökük durumda olan Paris sokaklarında 2 oğlu ile tek başına mücadele vermeye çalışan Jervez isimli bir kadını anlatıyor. Lantier isimli sevgilisi ve 2 çocuğu ile Paris'e gelen Jervez , Lantier'e kalan mirasın bitmesi ile yoksulluk içine düşmüştü. Sevgilisinin de bir süre sonra başka bir kadınla kaçması ile iyice zor durumda kalan Jervez, çamaşırcılık yaparak geçinmeye çalışır. Daha sonra tekrar evlenir hatta bir kızı olur fakat aslında hayatı bu noktadan sonra onu büyük bir değişime uğratacak yöne evrilir.Roman,fakir-alt sınıf işçi kesimini,yoksulluğun insana neler yaptırabileceğini,bir aileyi ahlaken nasıl çökerteceğini dehşet verici bir şekilde gözler önüne seriyor. Ki bunu en çok Jervez karakterinin evriminden görüyoruz. Başlarda iki çocuğunu için mücadele veren,işleri büyütüp hayatını yoluna koymaya çalışan, kadın iflas etmesi ve tekrar yoksulluğa düşmesi,kocasının alkoliğe dönüşmesi ile kendisini de bir batakta bulur. Önce o da kocası gibi alkolik olurken daha sonra parasızlıktan fahişelik yapmayı bile düşünür hale gelir. Yoksulluğu,çaresizliği ölümü bile arzulatır ona. Kitabı çok beğendim(Kitap zevki konusunda hayatta en çok güvendiğim insanlardan biri olan babamın önerisiydi <3) Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
MeyhaneEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20104,692 okunma
"Çocukluk" inceleme (spoilersız)
6/10
·168 syf.··
2019 67. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2019 21:12
"Çocukken büyüklere benzemeye çalıştığım halde, çocukluktan çıkınca, çoğu kez ona dönmeyi istiyordum." Tolstoy'un yarı otobiyografik olarak nitelendirilen üçlemesinin (diğerleri "İlkgençlik" ve "Gençlik") ilk kitabı. Kitapta Tolstoy'un Nikolenka isimli bir karakter üzerinden kendi çocukluğunu anlatmasını okuyoruz. Aile-arkadaş ilişkileri yaşadığı çevre ve bu çevredeki insanları anlattığı bir roman. Olaydan çok olaylara gözleme yer verilen, çocuğun ailesindeki, çevresindeki insanlara bakış açısını anlattığı bir roman. Ortalama bir kitaptı, keyifle okudum ancak diğer iki kitabı okuyarak daha sağlıklı bir yorum yapılacağını düşünüyorum. Ama malesef şöyle bir gerçek var ki, yazarın Anna Karenina gibi başyapıtından sonra ister istemez diğer kitaplarının daha sönük kaldığını düşünmüyor değilim..
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Genç Werther'in Acıları İnceleme
7/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2019 66. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2019 14:24
·
"Onu bana bağışla!" diye Tanrı'ya dua edemediğim halde çoğunlukla o benimmiş hissine kapılıyorum. "Onu bana ver diye Tanrı'ya dua edemiyorum. Çünkü o başkasının..." Genç Werther'in Acıları, Werther isimli bir gencin yaşadığı yerden ayrılıp yeni bir yere taşındıktan sonra, arkadaşı Wilhelm'e yazdığı kurgu mektuplardan oluşan bir kitap. Yeni hayatı, yeni tanıştığı insanlar, orda başına gelen olaylardan bahsederken bir süre sonra bu mektuplar yaşadığı aşk acısını paylaştığı birer dert ortağı oluyor. Aşkın(bir süre sonra imkansızlaşanından) insana verdiği acı ve bu acının insana neler yaptırabileceğini, insanı nasıl değiştirebileceğini görüyoruz. Burada biraz kişisel zevkler ortaya çıkar diye düşünüyorum. Aşk, aşk acısı gibi konular pek ilgimi çekmediği için okurken çok fazla üzüntü ya da acı hissetmedim veya çok fazla duygulanıp, kitabın büyüsüne kapılamadım. Ama içindeki çeşitli alıntılar, Werther'in bu aşkın acısından sonra büründüğü ruh halini anlattığı kısımlar güzeldi. Acı çekiyorsa, o acıyı çektiğini hissettiriyordu. Bir "Faust" kadar olamasa da Goethe yine kurgu ustalığını konuşturmuş. Şiddetle tavsiye ediyorum diyeceğim bir kitap değil ama yine de okunabilecek güzel ve akıcı bir kitaptı.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
"Sırça Köşk" İnceleme
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2019 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2019 18:19
"Sakın tepenize bir Sırça Köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter." Yine okumak için geç kalmış olduğum ve geç okuduğum için pişman olduğum kitaplardan biri oldu Sırça Köşk. 4 tane masal 13 tane öyküde oluşan bu kitap adını en sonda yer alan hikayemizden alır. Sırça Köşk hikayesi yayınlandığı zaman yasaklanan okuyanın " hain" olarak ilan edildiği bir hikayeymiş. Nedeni yukarıda yazdığım alıntıdan anlaşılıyordur diye tahmin ediyorum. Kitap akıcı bir dile sahipti ve insanı sorgulamaya iten öykülerden oluşuyordu. Her öyküde farklı tiplemede olan farklı görüşlere, farklı yaşayış tarzlarına sahip insanlar var. Alt sınıf - üst sınıf, köylü-şehirli, okumuş-cahil, kurnaz-aptal gibi zıt tiplemeleri görüyoruz öykülerde. Anlatılan olaylar günümüzden çok da farklı değil, okurken de bunu hissediyorsunuz.15 yaşında, kendinden 30 yaş büyük bir adam ile zorla evlendirilen Nigar gibiler yaşadığımız bu zamanda yok mu?Namazında, orucunda namuslu bir adam gibi kendini gösterip cahil insanları dolandıran Hacı Bey ve onun mağdur ettiklerinin hikayesini televizyonlarda izlemiyor muyuz? İşte bu ve benzeri bazı hikayeleri okurken sanki gazetede bir haber okuyormuş gibi hissettim. Sabahattin Ali siyasi görüşünü, toplum ve toplumun aksayan yönlerine olan eleştirisinide, hikayelerin içine işlemiş. Bu da okurken çok net hissediliyor. Benim gibi "geç okumuşum" dememek için en kısa zamanda alın ve okuyun derim. :)
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma
Reklam