Ephemera

Ephemera

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2025 34. kitabı
Annie Ernaux
8.2/10 · 3.118 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Tutku gibi bireysel bir duygu bile toplumsaldır
Puan vermedi·56 syf.··
2025 33. kitabı
Yazardan okuduğum 4.kitap olan Yalın Tutku otobiyografik olarak anladığım kadarıyla yazarın annesinin kaybından sonra düştüğü boşluğu ve o boşluğu bir erkeğin temsil ettiği bir tutkuyla doldurmaya çalışma halini anlatıyor. Kitabı okurken de tahmin ettiğim ve daha sonrasında diğer yorumlarda da rastladığım ve pek de şaşırmadığım gibi, okuyucuların çoğu kitaptaki "tutku"'yu yasak bir ilişkiye ve sadece cinselliğe yorarak okumuş ve yazarın daha ne anlatmaya çalıştığını anlamayı bile denemeden önyargıları ve toplumsal değer yargılarıyla irdeleyerek kitaba gereken değeri vermemişler. Aslında bir yandan da tam olarak yazarın anlattığı ve yakındığı o toplumun katı yargısını kanıtlamışlar. Her ne kadar bir duygu olan "tutku" çoğunlukla cinsellikle birlikte kullanılsa ve buna yorulsa da aslında bundan çok daha fazlasını kapsıyor. Tutku, bir kişiye, nesneye, ideale veya eyleme karşı duyulan yoğun, süreklilik gösteren, güçlü bir duygusal bağlılıktır. Uzun vadeli, istikrarlı ve genellikle kimlik duygusuyla bağlantılı bir duygudur. “Benim için anlamlı olan şey” ile ilişkilidir. Bu kitapta da yazar aslında karşı tarafı övmeyerek yada yermeyerek, hatta bize onunla ilgili olabildiğince az bilgi vererek aslında karşı taraftaki erkek karakteri değil tamamen kendi duygusunu aktarmaya odaklanıyor ve bunu yaparken değer yargılarını bir kenara koyuyor. Bütün kitap boyunca tutkuyla var olma halini, kendi varlığını nasıl karşı tarafın varlığına bağladığını ve kendini bu şekilde değerli kıldığını görüyoruz. Yazarımız bunu günlük hayattan o kadar basit şeylerle bile anlatıyor ki. O tutkuyla karşı taraftan gelecek bir haberin bekleyişiyle, evde telefonu bile duymaz diye saç kurutma makinesini çalıştırmayışıyla, izlediği her film, okuduğu her kitap duyduğu her hikayede içinde yaşattığı tutkuyu (
Yalın TutkuAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20226,8bin okunma
İşçi bir babayla burjuva bir kız evladın hikayesini
10/10
·72 syf.··
2025 31. kitabı
Babamın Yeri, Boş Dolaplarda’dan sonra Annie Ernaux’dan okuduğum ikinci kitap oldu. Bu yazara dair en sevdiğim şey, akıcı ama bir o kadar da sasıcı olan dili. Yazarımızın bazen biraz ketum olduğunu düşünüyorum. Ama tüm o ketumluğuna rağmen, duygudan bahsetmese de bir şekilde o olayın derinliğine bize aktarıyor. Ki duygular olmadan hikayenin ve karakterin derinleşemeyeceğini düşünen bana bile haksız olduğumu kanıtlıyor aslında yazarımız. Tıpkı diğer kitapları gibi bu da kendi hayat hikayesi ve deneyimlerinin üzeirne kurulu bir kurgu olarak karşımıza çıkıyor, bu sefer babasının ölümünün ardından babasıyla kendi yüzleşmesini okuyoruz aslında. Karakterimiz babası öldükten sonra yazısını, yazarak ve kendi içinde bir yüzleşerek tutuyor. Babasının yasını tutarken aslında onunla yanı sınıftan gelen ama sonrasında sınıf atlayan kendisinin bir parçasının da yasını tutuyor. Bazen çok çabaladığı bazen de hiç çabalamadığı için kızıyor babasına, aralarındaki mesafeyi irdeliyor. Annie Ernaux benim bu zaman kadar okuduğum türk ve yabancı yazarlar arasında, toplumsal sınıflandırmayı, bu sınıflar arasındaki ilişkileri, ve sınıflara arası sıkışmayı en iyi anlatan yazar. Çoğu zaman yaşadığımız çoğu şeyi sınıfımızla hiç bağdaştırmıyoruz ama Ernaux aslında kitaplarında yaşadığımız çoğu şeyin bu sınıfsallıktan geldiğini bize gösteriyor. Eminim hepimiz kitaptaki bazı karakterleri, davranışları, deneyimleri yaşamışızdır. Biz yaşamadıysak bile, çevremizde görüp duymuşuzdur. Yazarın hem akıcı, betimleyici ve bir o kadar da güzel benzetmelerle dolu dili, yaşamın çok içinden gelen uslübuyla, aslında sınıfsallığın hayatlarımızı, ilişkilerimizi nasıl etkilediğini, özellikle de işçi sınıfından bir babayla burjuva bir kız evladın hikayesini okuyoruz.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,922 okunma