Ramazan Gökce

Ancak Çinliler gayet pervasız, bencil ve kabaydı. Yüzlerinde herhangi bir duygunun izi yoktu, bakışlarında saygı ve merhamet de sezilmiyordu. Elleriyle-kollarıyla milleti itip öne geçmeye çalışırken, istilacı gibi hareket ediyorlardı. Oturuş biçimlerinden çıkardıkları seslere, etraflarını hiçbir şekilde umursamadıkları anlaşılıyordu. Otobüse binişte ve sınıra kadarki yolculuk sırasında, bahsettiğim "Çin-merkezli" tavrın türlü tezahürlerini gördüm. Ve en çok da Çinlilerin tecessüsünden rahatsız oldum. Yüzümüze dik dik ve ısrarla bakıyorlar, telefonlarımızı ve çantalarımızı kolaçan ediyorlar, punduna getirirlerse yazışmalarımızı bile okumaya çalışıyorlardı. Tesadüfen gözlerin kaymasından söz etmiyorum, doğrudan doğruya maksatlı ve hedefli tacizlerdi yaşadığımız.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uygurlarda, bizim Anadolu insanında da görülen "hakkını korumaya odaklı acelecilik" güdüsü baskındı.
Yerel bir söylentiye göre, Hong Pike camiyi tamamlayıp da Çine döndükten sonra hemen idam edilmiş. Gerekçe ise, yüzyıllardır yabancılardan özenle saklanan bazı mimari sırları Yarkent'te faş etmiş olması.
Ceyhun, ilk dönem Müslüman Arap fatihlerin gözüne öylesine büyük görünmüş ki, herhangi bir özel isim vermeden - ona sadece "en-Nehr" demişler, yani Nehir; devamında uzanan Asya'ya ise "Mâverâu'n-Nehr" yani "Nehrin Ötesi" denmiş. Toplam uzunluğu 2 bin 400 kilometreyi bulan Ceyhun, yüzyıllar boyunca İran'la Turan arasındaki tabii sınırı teşkil etmiş.
Çin, tarihi şehirlerin tamamında sistemli, planlı ve uzun vadeli bir yıkım gerçekleştiriyor.