Ramazan Gökce

Kubbe ve minarelerin yok edilmesi, Çin'in özellikle son on yıldır yoğunlaştırdığı bir uygulamaydı. Büyük şehirlerde ve dünyanın gözleri önünde bunu yapmaktan kaçınıyorlar, hatta "camileri koruyoruz" mesajı verebilmek için bazı mimari formları özellikle muhafaza ediyorlardı. Ancak Doğu Türkistan'ın taşra şehirlerinde mabetlerin gözünün yaşına bakmamışlardı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çin'le gizlice anlaşan Hoca Niyaz Hacı, Sâbit Dâmolla'yı onlara teslim etme karşılığında silah yardımı ve siyasi destek sözü almıştı. Nitekim Dâmolla Çin yönetimine teslim edildi, 1934'ün temmuzundaki vefatına kadar hapiste tutuldu. Hoca Niyaz Hacı ise Doğu Türkistan'da Çin'in kurduğu Sovyet destekli yeni yönetimin başkan yardımcılığına getirildikten sonra 1937'de "Japon ajanlığı" suçlamasıyla tutuklandı, 1941'de de idam edildi. Tarih boyunca, benzer durumlarda hep aynı akıbet...
Sayfa 42·Kitabı okudu
Şarki Türkistan İslam Cumhuriyeti, hükümet üyeleri Kayıp Coğrafyanın İzinde
Müslümanların bu gün daha büyük rezilliklere sessiz kalması...
Yeni bir bağımsız devletin kuruluşuyla neticelenecek ayaklanmanın fitilini, 1931'in nisanında Kumul'un Şopul beldesinde bir Müslüman Uygur kızın bir Çinli yetkiliyle zorla evlendirilmek istenmesi yaktı. Kumul'da başlayan öfke hızlı bir şekilde Doğu Türkistan geneline yayıldı. Ardından, bayrağı 14 Şubat 1933 günü, Hoten'in köklü ailelerinden birine mensup olan ve soyu Semerkand'da medfun meşhur mutasavvıf Hace Ubeydullah Ahrar'a (v. 1490) dayanan Mehmet Emin Buğra (1901-1965) devraldı.
1865'te Kaşgar'da Muhammed Yakub Bey (1820-1877) tarafından kurulan ba-ğımsız Müslüman emirlik, Doğu Türkistan tarihinin dönüm noktalarından biridir: Günümüzde Özbekistan sınırları içinde kalan Hokand Hanlığı'nda dünyaya gelen Muhammed Yakub Bey -kendisi "Yakub Han" veya "Yakub Han Bedevlet" ünvanlarıyla da anılır Doğu Türkistanda yedi tarihi şehri (Kaşgar, Hoten, Yarkent, Yenihisar, Aksu, Kuça ve Korla) hâkimiyeti altında birleştirerek "Yedişehir Emiri" ünvanını kazanmış tr. Merkez şehrinden dolayı "Kaşgarya" adıyla da anılan bu yeni yönetim, Doğu Türkistan'da sürpriz siyasi dengelerin oluşmasına yol açtı. İngiltere ve Rusya'yla ticaret anlaşmaları imzalayan Yakub Bey, Osmanlı İmparatorluğu'yla da diplomatik ilişkiler tesis etti, hatta 1872'de Seyyid Yakub Han Töre başkanlığında gönderdiği elçi heyeti vasıtasıyla İstanbul'a resmen siyasi bağlılığını bildirdi. Dönemin padişahı Sultan Abdülaziz'in fermanıyla "emir" ilan edilen Yakub Bey, Kaşgarya'nın bütün camilerinde cuma hutbelerini Osmanlı sultanı adına okutmaya başladı. Kaşgar ve diğer şehirlerin surlarına Osmanlı bayrakları çekildi (gözlerinizi kapatın ve o günkü manzarayı hayal edin), bastırılan paralara da Osmanlı padişahının adı yazıldı. 1876'da Sultan II. Abdülhamid tahta çıktığında, Yakub Bey İstanbul'a bir heyet daha göndererek biatını ve bağlılığını yeniledi.