Nisa Dede

Nisa Dede
@Mabeldeniz
“Masaldan Adam” ve “Havva Hanım” “kitaplarının yazarı
öğretmen/ yazar
Üniversite
Londra
Antalya
118 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Mutsuz olacağından emin olduğun güvenli bir geleceğe değil, mutlu olma ihtimalin olan muallak bir geleceğe ihtiyacın var belki de
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savaştığım kendimdim Yoktu vurulmak gibi bir derdim #nisadede
Aşk
İçimde bir milyon kuş kanat çırpıyor sanki şimdi! Söylesene Aşık olmak böyle bir şey miydi? #aşk #nisadede #havva hanım
Aşk
Bir İntihar Mektubu
Bazı hikayeler sondan başlarmış, benimki de öyle bir hikâye işte. ‘Öyle miskindin ki yaşamayı bile beceremedin.’ dediğini duyar gibiyim şimdi. Haklısın, ben bana bahşedilen hayatı sonuna kadar yaşamayı göze alamayacak kadar tembelmişim, son sayfasına kadar okunmak istenmeyen kitaplar gibi yavan ve renksizdi ömrüm, kimseye daha fazla gölge olayım istemedim. Buraya mavi- beyaz bir trenle, üç gün önce, tam üç gün süren uzun bir yolculukla geldim. İsteyerek seçmedim bu şehri, bu kalkıyor dediler ve bindim. Kötü geçti yolculuğum, rahat değildi koltuklar, içki kokuyordu vagonlar. Kondüktöre rica minnet birkaç defa yer değiştirdim ama yine de rahat edebileceğim bir yer bulamadım. Huzursuz oluşumdandı belki, kuş tüyü yatak olsa yine rahat edemeyecektim. İntikam almak ister gibi bütün gece ağlayıp durdu çocuklar, susmak bilmedi sürekli konuştu insanlar, ha bire öttü trenin acı sireni, inen binen tükenmedi, sesler çoğaldıkça sinirlendim, uyumak istedikçe silkelendim, sonra oh olsun dedim, oh olsun işte budur senin layığın. Dedim ya insan huzursuz olunca daha artıyor huzurunu kaçıracak şeyler, öyle de oldu arttı durdu içimde biriktirdiklerim. Üç gün boyunca dışarda yanan kızıl toprağa bakıp yapacaklarımı düşündüm, sonra seni, beni, nasıl bu hale geldiğimizi, daha doğrusu senin deyiminle benim her şeyi nasıl berbat ettiğimi. Bizim oraların ağaçları gibi sararmamıştı yapraklar. Kan kusmuş sanki hepsi, koyu bir kızıllığa boğulmuşlar, öyle güzeldi ki cehenneme övgü gibi. Çoğu şey gibi mevsimi de hesap etmemişim, ince bir gömlek içimde, soğuk oluyormuş geceleri, üstüme battaniye istedim, yokmuş, yol boyunca üşüdüm, yol boyunca düşündüm, bitiyordu işte. Bir çıkar yol aradım, bulamadım elbette, her zamanki gibi boş beleş şeylerdi aklıma gelenler, biliyorum duymak bile istemezdin.
Evirilip gidiyor günler bensiz Dışında kaldım her şeyin.. Ayın kaçı günlerden ne Hangi mevsim hangi sene Hani zamanla unutacaktım Ben zamanı unuttum ...