Macit

"Bahar geliyo," dedi. "Kokusunu almıyo musun?" Mary kokladı ve aldığını düşündü. "Güzel, taze ve nemli bir şeyin kokusunu alıyorum," dedi. "Bereketli toprağın kokusu işte bu," diye cevap verdi.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Bir keresinde annem söylediydi bunu bana," dedi. "Çamaşır teknesinin başındaydı, ben de keyfim kaçık, insanlar hakkında kötü kötü konuşuyodum, bana dönüp şöyle dedi: 'Seni küçük cadı! Orada durmuş şunu sevmiyom, bunu sevmiyom diye söyleniyosun. Asıl sen kendini seviyo musun?" Bu sözler beni güldürdüydü, bir anda aklımı başıma getirdi.”
Sayfa 59·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hindistan'da sıcaktan bunalıyor, kendini hiçbir şeyle ilgilenemeyecek kadar halsiz hissediyordu hep. Gerçek şu ki fundalıktan esen temiz rüzgâr genç beynindeki kuruntuları dağıtmaya ve onu yavaş yavaş uyandırmaya başlamıştı.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Somurtkan ihtiyarın yıpranmış yüzündeki ifadenin değişmesi kızı şaşırttı. Yüzüne usul usul bir gülümseme yayılan bahçıvan artık epey farklı görünüyordu. İnsanın gülümsediğinde daha sevimli görünmesi ne kadar tuhaf diye düşündü kız.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Son zamanlarda gelişen "pozitif düşünce", "evrene pozitif mesajlar verme" gibi akımların, zemindeki Karamsarlık Şeması'na karşı bir tepki olduğunu düşünüyorum. Kötü olayların olmasını sanki iyi düşünerek engelleyebilirmişiz gibi!
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı