Baba bana elma şekeri alır mısın, bana bisiklet alır mısın, kırmızı olsun kıyamam, mumlar bir bir sönüyor, ben söndürüyorum onları, fonda çok hüzünlü bir müzik, o müthiş filmden, serçe parmağıma muma yaklaştırıyorum, canım yanıyor, tam o sırada işte o kemanlar, ah o piyano, ben çalamam, oysa çok isterdim dokunmayı, o notayı almayı, elimi uzatıp, parmağımı, evet parmağımı uzatıp dokunuyorum, canım yanıyor ama sönüyor mum, elimde, serçe parmağımın ucunda sönüyor, sonra hayat tekrar başlıyor, aynı notaları alamıyorum, insanlar çok para kazanıyor oysa, çok gülüyor, çok yürüyor, hepsinin sevgilileri var, üstelik çok çirkinler yine de seviliyorlar, oysa ben çok güzelim, çok güzel, tıpkı bir mezar kadar, yüzde bir yara kadar, kör bir göz kadar, ama göremiyorlar, burnumu görüyorlar çok düzgün, dudaklarım, çenem, yanaklarım, omuzlarım, beni görmüyorlar, bensizlikten ölecekler, ben de öleceğim bensizlikten, baba yirmi dokuzuncu mumdu bu baba, kendime çok geç kaldım, çok geç kaldım kendime.