Ama kalbim özerkliğini ilan etmişti çoktan, sandoz gibi eriyip dolaşım sistemime karışmış, şakaklarımı zorlamaya başlamıştı. Binlerce kalp aynı anda atıyordu içimde. Beynim sorumlusu olduğu bedenle kontağını çoktan yitirmiş, her saniye irtifa kazanıyordu. Kuleden iniş izni istiyordum. Kule beni duymuyordu.
Nicedir tekdüze kan pompalayarak beni belli bir seviyede hayatta tutmasının dışında, kalbim hiçbir şeye çok üzülmemiş, hiçbir şeye çok sevinmemiş, sadece durmayı tercih etmişti. Ama şimdi bir bizon sürüsü koşuyordu içimde.