Bana kalırsa babamın babası vaktiyle hayat nedir?
diye sormuştu kendine, hâlâ cevabını arıyordu.
Babam ise karşı kutbunu bulamamış hayatın’ın hiç
olduğunu, hiç kalacağını çok erken anlamıştı, bu yüzden
öfkeliydi.
Baba neyse de, insan, annesinin dokunaklı bir aşk
hikâyesi olsun istiyor. O hikâyenin içinde büyüdüğü rahme
işlemiş olduğuna, aşkla beslenerek doğduğuna inanmak,
günahkârca bile olsa aşkı tatmış bir kadının çocuğu
olmak ne güzel bir duygudur kimbilir.