Melek

Melek
@MadamDefarge
Nasıl böyle sakin ve mükemmel görünebiliyorlar? diye sordu çocuk. Altta deli gibi ayak çırpıyorlar dedi at.
Öğrenci koçu
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
24 Ekim 1997
45 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Sevmesini bilmeyen/gösteremeyen dede...
Dedemin yeşil, zeki, keskin gözleriyle beni izlediğini görebiliyordum. Ondan korkuyordum. Bu yakıcı bakışlar ne zaman üzerime yönelse hep onlardan kaçmak, gizlenmek istediğimi anımsıyorum. Dedem bana kötü biri gibi geliyordu: Herkesle alaycı, küçük düşürücü, kışkırtıcı bir biçimde konuşur, insanları kızdırmak için elinden geleni yapardı.
Sayfa 18 - ÖZGÜN ADI JJ,ETCTBO·Kitabı okudu
Reklam
Maksim Gorki’nin Çocukluğum romanı,
Puan vermedi·282 syf.··
2024 61. kitabı
Bu romanda sadece yazarın kişisel anılarını değil, aynı zamanda Rusya’nın alt sınıflarının yaşam mücadelesini gözler önüne seren bir toplumsal portre sunar. Gorki, çocukluğunda yaşadığı zorlukları tüm çıplaklığıyla aktarırken, karakterlerin iç dünyalarına ve ilişkilerine derinlemesine bir bakış getirir. Romanın merkezinde yer alan Gorki’nin çocukluk yılları, acımasız bir çevrede olgunlaşma sürecini işlerken, hem bireysel direnişin hem de toplumsal adaletsizliklerin izlerini taşır. Eserdeki anlatım, Gorki’nin duygusal samimiyeti ve keskin gözlem yeteneğiyle şekillenir. Yazar, ailesi ve çevresiyle olan karmaşık ilişkilerini anlatırken, bir çocuğun gözünden büyümenin acı ve trajedilerini ustalıkla işler. Romanın güçlü yanlarından biri, Gorki’nin çocukluk masumiyetini kaybederken yaşadığı sarsıcı deneyimlerin derin psikolojik etkileridir. Gorki, bireyin zorluklarla baş etme gücünü ve aynı zamanda toplumsal koşulların bireyi nasıl şekillendirdiğini ustalıkla bir araya getirir. Çocukluğum, Gorki’nin hem kişisel bir hesaplaşması hem de Rus toplumuna dair derin bir eleştiridir. Sadece bir otobiyografi olmanın ötesinde, sınıf farklarının, aile içi şiddetin ve yoksulluğun birey üzerindeki izlerini derinlemesine inceler. Bu yönüyle eser, okuru hem bireysel bir trajediyle hem de evrensel bir toplumsal sorunla yüzleştirir.
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
Babalar ve Oğullar Romanı Üzerine
Puan vermedi·264 syf.··
2024 62. kitabı
İvan Turgenyev’in Babalar ve Oğullar romanı, sadece bir kuşak çatışması anlatısı değil, aynı zamanda Rusya’nın hızla değişen sosyo-politik yapısının derin bir incelemesidir. Roman, 19. yüzyıl ortasındaki Rusya’yı yansıtan köklü toplumsal değişimlerin, yeni ve eski nesiller arasındaki fikir çatışmalarıyla nasıl ortaya çıktığını gözler önüne serer. Nihilizm felsefesinin savunucusu Bazarov, geleneksel değerlere bağlı Pavel Petrovic ile çatışırken, bu karşıtlık aslında bireylerin kendi kimliklerini bulma çabasını simgeler. Turgenyev, bu çatışmayı incelikle işlerken, hem nihilizmin köklü idealleri hem de geleneksel değerlere bağlılığın kırılganlığı üzerinde düşünmemizi sağlar. Romanın en etkileyici yönlerinden biri, karakterlerin temsil ettiği ideolojilerin insan doğasıyla çatışmasıdır. Bazarov, mutlak bir bilim ve akıl savunucusu olarak hayatın duygusal yönlerini küçümser, ancak bu nihilist tavrı, zamanla kendi içinde bir içsel çelişkiye dönüşür. Aşk, Bazarov’un düşünsel kalıplarını sarsarken, insan doğasının karmaşıklığını göz ardı etmenin mümkün olmadığını bize gösterir. Bu bağlamda Turgenyev, sadece felsefi bir tartışma yaratmakla kalmaz, aynı zamanda bu felsefelerin insanlar üzerindeki duygusal etkilerini de ustaca betimler. Turgenyev’in sade ama derinlikli üslubu, okuru karakterlerin iç dünyasına kolayca çeker. "Babalar ve Oğullar", kuşak çatışmasını basit bir karşıtlık üzerinden değil, çok katmanlı bir psikolojik derinlikle ele alır. Eser, sadece dönemin toplumsal meselelerine bir ayna tutmakla kalmaz, aynı zamanda zamanın ötesine geçerek insanın varoluşsal sorgulamalarını dile getirir. Gelenekle yenilik arasındaki bu evrensel çekişme, romanı bugün bile güncel kılar ve okuru, hem o dönemi hem de kendi içsel dünyasını yeniden değerlendirmeye davet eder.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Kız meselesi mi abi ?
Her şeye rağmen onunla barışmak istemiyordu; gösterdiği kibirden, başarısızlığından, kendisinin sebep olduğu bu işten utanıyordu. Bu arada bu işin bundan daha iyi bir şekilde bitemeyeceğini de hissediyordu. “En azından buralarda dolaşıp durmayacak,” diye kendini avuttu, “buna da şükür.” Ağır ve insanı rahatsız eden sessizlik uzuyordu. İkisi de iyi değillerdi. Her biri, diğerinin kendisini anladığını biliyordu. Dostlar için bunu bilmek iyidir, düşmanlar içinse son derece kötüdür, özellikle de bir açıklama yapma ya da bırakıp gitme olanağı yoksa.
Sayfa 216 - Pavel Petroviç, Bazarov·Kitabı okudu
Alıntı
-“Zaten biz birbirimizi anlayamayız; en azından ben sizi anlama şerefine sahip olamadım.” +“Elbette!.... İnsan her şeyi anlayabilecek durumdadır: Dünyayı saran esirin nasıl titreştiğini de, güneşte neler olup bittiğini de; ama bu insan, başka bir insanın burnunu neden başka türlü sildiğini anlayamaz.” -“Nedir bu, nükte mi?”
Sayfa 197 - Pavel Petroviç, Bazarov.·Kitabı okudu
Reklam