Maggie

8/10
·352 syf.··
2019 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2019 22:23
Son 4 kitap kahramanlarımızın Lords of Chaos isimli sapkın bir grubun faaliyetlerine son verme çabalarını içeriyor. Duke of Pleasure'da yaptığım bir cümleyi burada da söyleyeceğim. Seri 10. kitap olan Duke of Sin'de bitmeliymiş. Nasıl olsa Valentine organizasyonu çökertmişti. Gerçi Alf'e kitap yazmasını anlarım, serinin 5. kitabından beri hikayenin içindeydi. Ama Iris and Raphael? İkisini sevsem de maçın bitimine doğru oyuna giren futbolcular gibiydiler. Yani bu iki karakteri sadece bundan bir kitap öncesi gördük. Yazar ya yaptığı sözleşmeden dolayı ya da bu ikili son dakika fikri olarak ortaya çıkarak seriye noktayı koymuş oldu. Duke of Sin ile beraber serinin en karanlık kitaplarından biriydi. Çoğu kişi Lords of Chaos'un yaptığı pislikleri okumaktan tiksindiği için kitaba düşük puan vermiş ama bu kısımlar bana batmadı. Ne kadar pislik olduklarını adlarını duyduğumuz ilk andan beri biliyoruz. Kitabın sonuna doğru yaptıkları katliam kanımı dondurdu. Çoğu yazar böyle bir durumda kişileri öldürmek yerine yaralamayı seçerdi ama Hoyt'un tersini uygulamasını sevdim. Iris'in geçen kitapta ne kadar güçlü bir karakter olduğuna bolca şahit olmuştum. Aynı döngüyü daha da güçlenerek ve mücadele ederek sürdürmesi kitabın artı yönlerinden biriydi. İkilinin ilişki gelişiminin süreci bana yazarın kitaplarından biri olan To Desire a Devil'i hatırlattı. Raphael de taşıdığı ön yargılar ve söz dinlememezlik açısından Reynaud'a oldukça benziyordu. Fakat Raphael'in "Ben babam gibiyim." yakınmaları bir yerden sonra canımı sıktı. Kendisi pekala onun gibi olmadığının farkında ama kıza açılmaktan korktuğu ve mutluluğa inanmadığı için sürekli bu bahaneye sığınması hoş değildi. Açıkçası serinin son kitabında şu zamana gördüğümüz bütün karakterleri bir arada görmeyi isterdim. Lords of
Duke of DesireElizabeth Hoyt · Grand Central Publishing · 20178 okunma
Reklam

Maggie

, bir kitap okudu
8/10
·352 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2019 22:23
·
2019 32. kitabı
Elizabeth Hoyt
5/10 · 8 okunma
7/10
·336 syf.··
2019 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2019 22:21
Duke of Pleasure'da yine, önceki kitaplarda şöyle bir görünüp sonrasında kitabını çıkmasını deli gibi beklediğim bir karakterin hikayesini okudum. O da Alf. Gerçekten de Alf beklediğime değen biri oldu ama neden şaşırıyorsam? Bence Alf seride bir karakterin psikolojik olarak incelenmesinde Mickey O'Connor'dan sonraki en başarılı işlenen kişiydi. Alf'in kişiliğinden ödün vermeden kendini genç bir kadın olarak kabullenme çabaları hikayede ilmek ilmek ve sıcacık bir şekilde işlenmişti. Kendisinin çocuklarla olan ilişkisi de kalp ısıtan cinstendi. BUNDAN SONRASI SPOILER İÇERİR!!!!!!!!!!!!!!! Bundan önceki Ghost of St Giles hikayelerini ayılıp bayılarak okusam da maalesef macera ve aksiyon eksikliği gözden kaçmıyordu. Duke of Pleasure bu eksikliği harika bir şekilde kapattı. Nasıl ki Duke of Sin, Hoyt'un en karanlık hikayesiydi, Duke of Pleasure da yazarın en hareketli hikayesi olmuştur. Unutmadan, hikayede Godric ve Meg'i görünce gözlerimden kalpler çıktı. Godric ile Alf'in ilişkilerinin baba-kız ilişkisine evrildiğini görüyoruz. Zaten Alf Godric'e aşık olduğunu söylüyor, ama zamanında kurtarmış olduğu bir kıza karşı hissettiği şevkat ve sevgi duyguları neyse Godric'e karşı hissettiği de odur. (Yine de farklı şekilde hissetse bile kızmazdım. Çünkü o Godric St John.) Hele kitabın sonuna doğru Godric'in düke verdiği ayarlar ile oldukça güldürdü. Öte yandan Megs'in çifti birleştirme çabaları ve sonucunda kocasıyla ufak atışması tam evlere şenlikti :D Ama Hoyt yine her kitabında yaptığı gıcıklığı yapmış. Tamam, ağırlık Alf-Hugh'a ait ama ben Godric-Megs'in biraz daha yer kaplamasını isterdim. Yalnız hikayede büyük eksiklikler de mevcuttu. Bunun için izninizle Hugh'u çekiştireceğim :D Bir kere Hugh'u sevdim. İnceliği ve değer vermesiyle Alf'e göre olduğunu çoktan
Duke of PleasureElizabeth Hoyt · Grand Central Publishing · 201610 okunma

Maggie

, bir kitap okudu
7/10
·336 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2019 22:21
·
2019 31. kitabı
Elizabeth Hoyt
6.8/10 · 10 okunma
7/10
·368 syf.··
2018 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2018 22:19
Hoyt, kitaplarında hayatın gerçeklerini karakterleri üzerinde göstermeyi oldukça sever. Her şeyin tozpembe olmadığını çok güzel aktarır. Fakat bu kitap kendisine yeni bir özellik katmış: Şu ana kadar "yazdığı en karanlık kitap" olma unvanını elde etmiş durumda. Valentine, 7. kitaptan beri sürekli kötü biri olarak gösterilen, kural tanımamazlığıyla tanınan biriydi. Şimdi, bize böyle anlatılan karakterler karanlık olarak tanıtılıyor. Karanlık ama gerçekten öyle mi? Maalesef bunun cevabı hayır. Sadece karakterleri sert oluyor ama kötülük namıma yaptıkları bir şey yok. Bu durumdan dolayı Valentine'den de aynı şeyler çıkacaktır. Düşünmeme bile gerek yoktu, çünkü bu klişeyi çok kez okudum. Ama Hoyt resmen "Demek öyle bir durum var, o zaman bu durumu tersine çevirmeliyim yani asıl olması gereken haline getirmeliyim." diyerek işe koyulmuş. Sadece hafif deli olarak addettiğim Valentine resmen psikopat çıktı. Aslında 8. kitapta Max'in kardeşini kaçırması bize ufak bir ipucu vermişti. Fakat en büyük çılgınlığı bu olacak diye beklemek çok yanıltıcıymış. BURADAN SONRASI SPOILER İÇERİR!!!!!!! Babası sayesinde kardeşi Eve'den daha kötü bir çocukluk yaşayan biri Valentine. Sevdiği her şey bir şekilde elinden alındığı için insani özelliklerini tamamen bırakıp canavar olmaya zorlanmış biri. Eve'nin bir kez daha tehlikeye girmesinden sonra kurban yerine ipleri eline alan birine dönüşmesiyle herkes tarafından korkulan biri haline geliyor. Hayatını sürekli güçlü olmaya adıyor. Bunun içinse görüştüğü herkesi şantajlarıyla avucunun içine alıyor. Bazen ise daha da ileriye gidiyor. Biri ona yamuk yaptığı an hiç acımadan öldürüyor. Bu özelliğinden dolayı kendisinden baya korktuğumu itiraf ediyorum. Baş karakterin adam öldürdüğü bazı historicaller okudum ama onlar savaş alanlarını
Duke of SinElizabeth Hoyt · Grand Central Publishing · 201616 okunma