Yeryüzündeki acı ve sefaletleri yalnızca hayal etmenin bile insanın uykularını kaçıracağını ve yüzündeki gülümsemeyi sileceğini biliyordum. Fakat insanı üzen şey gözünde canlandırdığı hayali acılar değildi, şefkatli gözlerle görüp ruhunda hissettiği şey onu gerçekten sarsıyordu.
İki çeşit merhamet vardır.
Biri, zayıf ve duygusal olanı ki bu sadece kalbin sabırsızlığıdır ve garip bir talihsizliğin utanç verici duygularından mümkün olduğu kadar çabuk kurtulmak için gösterilir. Aslında acı vermeyen bu merhamet, ancak kendi ruhunun yabancı acılara karşı yalnızca içgüdüsel savunmasıdır.
Diğeri ise yani geçerli olan merhamet, ne istediğini bilen ve sabırla her şeye gücünün yettiğince sonuna kadar tahammül etmekte kararlı ve duygusallıktan uzak fakat yaratıcı olan merhamet.