Ve yine bu millet pek iyi biliyor ki, asıl tehlike, bu memleketin istiklalini de, hürriyetini de, varlığını da tehdit eden bir tek ve hakiki tehlike, bugünkü ehliyetsiz iktidarın devamıdır..
Çok güzel, insan sevmekte de, nefret etmekte de hürdür. Bazı şeyleri sevmemekten sizi kimse men edemez.
Yalnız merak ettiğimiz tek bir cihet var.
Evet birçok şeyler kahrolsun, mahvolsun, yere batsın.
Fakat ne yaşasın?
Bir çok şeylerin aleyhindesiniz. Gazete yırtıyor, kitap yakıyor, profesor ve rektör dövüyorsunuz. Fakat sevdiğiniz nedir?
Neyin uğrunda, neyin lehinde bağırıyor, heyecanlanıyorsunuz?
Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz.
Bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona en hakir mahiyeti veren şeylerdir.
Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim..
Sorarım size, bir köylü kadınının dünya vaziyeti hakkında en ufak bir malumatı var mıdır?
Memleket, vatan mefhumlarına vakıf mıdır?
Tarladan, kara öküzden, kızı Fadîme'den, kocası Mahmut'tan başka bir şey düşünür mü?
Tabiki hayır. Halbuki bir çok vesilelerle memleketin en ümit veren, en çok enerji sak kadınlarının bu köylü kadınlar olduğunu gördük.
Biz Anadolu'daki kadınlarımızın içinde saklı olan bu müthiş enerji kümesini şuura çıkarmak, memlekette kuvvetli, çok kuvvetli ve kafası işleyen bir kadın nesli yetiştirmek mecburiyetindeyiz.