Yavuz

Yavuz
"Sade" "insan" "olma" "çaba"sında... * * *
Vakur Meşe Ağacı
Meşe ağacı olsam bir dağın yamacında, Sincaplar koşup oynasa dallarımda, Ardından palamutlarımı toplayıp gömseler, Tilkiyi görünce kovuktaki yuvalarına girseler, Ceylanlar gölgemde dinlenip çayıra uzunca baksa. Karşı köyün çocuklari dallarıma çıkıp denizi seyre dalsa, Zamansız mekansız masallar anlatsalar birbirlerine. Kimisi palamutlarımdan oyuncak yapsa, Kimisi altın sarısı yapraklarımı toplasa, Onlar gidince göçmen kuşlar mola verse dallarımda, Başkaları çığlık çığlığa uçsa üzerimden, Usul bir hışırtı ile karşılık versem onlara, Ordan geçenler duysa sesimi, bir hoş olsa içleri. Sonra durup göğe doğru kollarını açmış dallarıma baksalar. Gözlerindeki sevinç içlerindeki hüznü bastırsa. Ve sonra devam etseler yollarına, vakur bir huzurla.
Doğa ve İnsan
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bazı şeyler gönül dili ile anlaşılır...
Anlatamayacağım haller yaşadım Hayra yor ve nasıl olduğunu sorma.
Sayfa 64 - İmam Gazali
Yaşamak
Neler kaybettiğini hatırla...
Rousseau'nun Emil'ine, Thomas Morus'un Ütopya'sına, Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'suna Hay bin Yakzan’ın çocuğu gözü ile bakanların sayısı hiç de az değildir. Batının büyük filozofu Spino­za da kendi felsefesini kurarken büyük ölçüde Hay bin Yakzan'dan aldıklarına dayanmıştır.
Sayfa 56
Düşünce
O'nu Bilmek
İlahi zatı algılayabilecek olan insanın içindeki nuru uyandır­mak ve parlatmak, sadece duyuların, aklın ve ruhun özel terbiyesi ile mümkündür ve ancak Allah hakkında bu suretle elde edilecek bir bilgi bize bizzat zatı verebilir.
Sayfa 55
Akılla Allah'ı bulmak
Yalnız akılla, yani felsefecilerin yöntemleriyle Tanrı bil­gisine ulaşmak da mümkündür, fakat bu bilgi, doğru olmasına karşın "anadan doğma bir körün çevresi hakkında edindiği bilgi­ ye" benzer. Bu bilginin en belirgin özelliği "açık" olmamasıdır. Da­ha da önemlisi bu bilgiden dolayı bir "zevk" duyulamaz, saf mü­şahedeye erilemez.
Sayfa 54