Bunca zaman yabancı kaldığı bazı şeyleri anlamış, ruhun tutkuyla savaşında ne kadar kuvvet harcadığını, insanın kalbinde ne derin ne onulmaz yaralar açıldığını, acıdan nasıl ağlandığını, hayatın da bu mücadeleler içinde nasıl tükendiğini görmüştü. Kendine, kendi gücüne olan güveninden çok şeyler yitirmişti. Artık insanların bir çok nedenden, mesela aşk yüzünden, kendilerini kaybetmeleriyle, tükenmeleriyle alay edemiyordu.