Şekli değiştirmeye değil, özü değiştirmeye talip ol Sana gelen malzeme, -kalitesi ne olursa olsun-elinde nadide incilere dönüşsün. Altın külçesinden bilezik yapmak kolaydır ve mümkündür. Sen taşı altın yapmaya talip ol!
Ne zaman? Ne zaman? Ne zaman? Çok güzel bir sözü var Jacop Riis'in bununla alakalı: "Çaresiz kaldığım zamanlar- da gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa; ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz onda. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş çat diye ikiye ayrılır. İşte ○ zaman anlarım ki taşı ikiye bölen ○ son vuruş değil, ondan öncekilerdir." Ugraşırsınız, didinirsiniz, didinirsiniz, çalışırsınız gayret edersiniz; bir sey değişmez gözükür ama bir dem gelir bakarsinız ki
olmuş ne olmasını istiyorsanız en güzel sekliyle.
Joe Dede şaşkınlık içinde, "Ona mı veriyorsunuz?" dedi. "Şaka ediyorsunuz herhalde." "Şaka ettiğim falan yok, efendim. Son derece cid-
diyim."
"Ama... ama... fabrikanızı neden küçük Charlie'ye vermek isteyesiniz ki?" "Bakın," dedi Bay Wonka. "Artık yaşlandım. Sandığınızdan çok daha yaşlıyım. Bu dünyaya kazık ça- kacak değilim. Ne çocuğum var ne de ailem. Ben elden ayaktan düşünce bu fabrikayı kim yönetecek? Birinin bu işi üstlenmesi gerekiyor... Sırf Umpa Lumpalar için bile olsa. Bu fabrikanın başına geçmek için ne istersem vermeye hazır binlerce uyanık var ama ben öyle birini istemiyorum. Hele yetişkin birini hiç istemiyorum. Yetişkin biri beni dinlemez, yeni bir şey öğrenemez. Kendi bildiğini okur, bana kulak asmaz. O yüzden, fabrikamı bir çocuğa vermeliyim. Yüreği temiz, anlayışlı, sevgi dolu bir çocuğa en nefis çikolatalarımın en gizli sırlarını verebilmeliyim ki gözüm arkada kalmasın."
Charlie,"Demek altın yarışması bu yüzdendi!" diye atıldı.
"Tam üstüne bastın!" dedi Bay Wonka."Fabrikama beş çocuk çağırmayı düşündüm.En çok hangisini beğenirsem fabrikayı ona veririm dedim!"