Bizler ancak, ölümün yaklaştığını sezip, günah ve sevap yazan omuzlarımızdaki melekleri hatırlayınca hesapları düzeltmeye başlarız. Öldükten sonra bile dipdiri kalan gönül yüceligine ulaşmayı kim istemez!
Ölmek üzere olan bu hastaya: "Söz dinle ve Allah'in yolundan şaşma" diye nasıl öğüt veririm șimdi? Akıl erdiremediğim bu gizli yollar beni de ürpertiyor. Kıyamet gününe, ebedi hayata inanmiyor değilim; ama ölmenin korkunç bir șey olduğuna, bu saydamsız karanlığın önündeki korkuya da inanmaya başladım.
İsyan! Bu yalnız bir söz mü, yoksa bir düşünce midir? Düșünce ise, benim düşüncemdir. Belki de geçirdiğim bir bunalımdır. Bunalımsa çok kötü, ama bir gerçekse, çok daha kötiü olur benim icin.