Reyyan’a
ülke bu haldeyken
ben hikayemde senden bahsetmiştim, Reyyan
bak, bahar yağmurları düşüyor kentin ıssız sokaklarına
Diyarbakır’ın dar taşlarına usulca dokunuyor zaman
yaşlı bir kadının avuçlarında gizli bir dua gibi
hüzün kokuyor kaldırım taşları
sesler yükseliyor duvarlardan
Hivron’un sesi yankılanıyor eski evlerde
Zerzevan Kalesi gibi dimdik duruyor anılar
ve biz, tarih kadar yalnız, tarih kadar inatçı
bahar gelince dardağan ağacı yeni yeni filizlenir, Reyyan
toprak, sessizce içine çeker yeşeren dalları
fakat biliriz, bazı filizler hiç büyümez
bazı yaralar bahara rağmen kapanmaz
Nisan’ı soruyorsun bana, Reyyan
Nisan, içimizde dinmeyen bir yağmur
kırık bir türkü, eksik bir hikâye
ve belki de hiç varmamamız gereken bir yolculuk
-mahmut gören