Öyle... Fakat düşünü kurmadığın bir amacın peşinden koşamazsın. Çünkü önce düşlemen gerek. Neyi istediğini bilmek... Sonra nasıl yapacağını tasarlamak. Sonra da işe koyulursun. Bu böyledir...
Düş nedir peki? diye sordu Temir Beğ.
"Düş" dedi Kağan, "usunda yarattığın ama onu yapmak için kendinde henüz güç bulamadığın veya vaktinin erken olduğunu düşündüğün, o vakit gelene ve o gücü edinene kadar usunda yaşattığın kömendir."
Vakit çatıp gücün olunca amacın olmaya başlar...
Düş mü? Düş dediğin toy imrelerin* başında olur. Sonra çağ geçer, artık düş olmaktan çıkmıştır. Düş gibi görünse de gerçekleştirmek için uğraşmaya başlarsın. O o vakit, düş değil amaçtır...