Sevgili Beyefendi, yapmayın... Biliyorum, amacınız bana eziyet çektirmek. Size âşık olmak istemediğimi biliyorsunuz ve bu kadar güzel kokarak oynuyorsunuz benimle. Günah değil mi bu kadar güzel kokmak? Yazık değil mi size ulaşamayacak bedenime bu eziyet? Ayağa kalkıyorum, uzaklaşmaya çalışıyorum, peşimden geliyorsunuz. Yanımdan geçip kokunuzu üstümde bırakıyorsunuz. Hiç düşünmüyor musunuz üzerimdekini yıkamak yerine gecelerce koklayacağımı? Yeni bir güne başlıyorum, yeni kararlar alıyorum; bitti diyorum, bitti. O yok artık. Onu unutacağım diyorum, sonra siz geliyorsunuz. Haddinizden güzel bakıyor, fazla güzel kokuyorsunuz. Gülüşünüzde ilahi bir güzellik var. Yapmayın diye yalvarıyorum içimden, bırakın sizsiz nefes alabileyim diyorum, bırakın nefes aldıkça gelmesin kokunuz burnuma, siz olmadan da nefes alabileyim, küçük bir çocuğun bisiklet sürerken arkasından tutulmasını istemediği gibi. Pekâlâ diyorsunuz, gidiyorsunuz ama kokunuz kalıyor... Esansını bilmediğim bu kokunun sahibine sevgilerle... Bir gün, o kokunun has sahibi olmak dileğiyle.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir cümle okumuştum bundan haftalar önce ‘Ben enkaz altındayım, ama yanımda çok güzel bir insan var.’ Ben bu cümleyi yaşadım. Ben enkaz altındaydım ama yanımda çok güzel insanlar vardı. Ama yaşandı ve bitti. Korktum, ağladım, koştum, düştüm, kaçtım, uzak olmak da istedim yakın da, koşarak attığım her adım bir cinayetin ortasına sürükledi beni. Şimdi birdenbire tehlikenin kucağından alındım tek başıma güvenli yatağıma bırakıldım. Ama çok ilginç bir şey var... Ben artık tek başıma olmak istemiyorum... Tek başıma güvende olmayı, yalnız olmayıp tehlikede olmaya tercih etmezmişim...
Gece ve ay ne kadar birbirine bağlıysa gündüz ve güneş de öyle. Gündüz aydınlıktır ve her aydınlığın kaynağı güneştir. Ayın aydınlığının kaynağı bile güneştir, güneş ve gündüzün aşkı öyle büyüktür ki belki onlar olmasa gece ve ay asla kavuşamayacaktır... Güneş sön-se, ay devam edebilir mi parlamaya? Güneş olmasa... gece görebilir mi aşık olduğu ayı? Gündüz güneşe muhtaç, gece aya, ay güneşe... En büyük aşklar başka aşklara da ilham olur derler. Güneşin gündüzü aydınlatması, sizce de ilham olmuyor mu ayın geceyi aydınlatma çabasına?”
Kimseyi yanımda tutacak güce sahip olduğuma inanmıyorum. Aşık olduğum insanı ne kolundan yakalayıp yanımda tutabilirim ne de benimle kalmaya ikna edebilirim. Çünkü ben bir insanın, benim için benimle kalmak isteyeceğine inanmıyorum. Ama benim de elimden bir şey gelir. Ben beklerim, bir ay da beklerim, bir yıl da beklerim, bir ömür de beklerim. Benden ne kadar uzakta olduğu umurumda olmaz, mesafeleri görmem bile. Bir gün yanımda olacağını biliyorsam kilometrelerin hiçbir önemi kalmaz... Hem güzel bir şarkı sözü bile var hayatımın en orta yerine koyabileceğim. Şarkı diyor ki ‘Benden uzakta olsan da buralar senindir’. Aşık olduğum adam benden uzakta olsa da...” dedim elimi kalbimin üzerine koyarak,
“Buralar hep onundur...”