Merhaba Sevgili Okur...
Aylin Balboa, bu eserinde okuru modern edebiyatın en samimi "iyileşme" yolculuklarından birine çıkarıyor. Kitap, bir ayrılığın ardından tutulan yasın, sadece hüzünden ibaret olmadığını; içinde öfkeyi, kahkahayı ve en çok da kendini yeniden inşa etmeyi barındırdığını kanıtlıyor.
Balboa’nın en büyük gücü, trajikomik anlatım tarzında gizli. Okur, bir sayfada anlatıcının kalbinin kırıklığına üzülürken, bir sonraki cümlede karşılaştığı absürt bir benzetmeyle kahkaha atabiliyor. Yazar, acıyı kutsallaştırmak yerine onu hayatın sıradan, biraz da "sakil" bir parçası haline getiriyor.
Kitaptaki "Osman" figürü, aslında ete kemiğe bürünmüş bir karakterden ziyade, anlatıcının geçmişine, hatalarına ve sevme biçimine tuttuğu bir aynadır. Osman’a hitaben yazılan bölümler, aslında yazarın kendi iç sesiyle yaptığı sert ama şefkatli kavgalardır. Bu yönüyle kitap, okura kendi "Osman"larını hatırlatır. Kitap boyunca bir kadının duygusal dönüşümüne tanıklık ediyoruz. İnkar ve Öfke,Pazarlık,Kabullenme,gerçekle yüzleşmeyi görüyoruz.
Bu Hikaye Senden Uzun Osman", sadece kalbi kırıklar için değil, insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve insanın dayanıklılığını anlamak isteyen herkes için edebi bir teselli niteliğinde.. Balboa, "her şey bittiğinde bile hayatın devam ettiği" klişesini, edebiyatın en özgün ve içten haliyle yeniden tanımlıyor.
"Sonuçta dünya dönmeye devam ediyordu ve Osman, bu koca dünyanın içinde sadece küçücük bir detaydı.".
Kitapla kalın...