"__Şimdi bu aptal düzene, dünyaya, savaşa rağmen bu yüzüğü tak parmağına, bütün dünyaya ikimiz de deliliğimizi duyuralım.”
“Evlen benimle Sevgili Güzel Avukat’ım ve sadece benimle yaşayıp benimle öl.”__
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyorum. Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine dikiş attırmak değildi.
Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
kolları başı hep dermansız bırakan yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren birşey
Öncelikle merhabalar
Şunu söyleyerek başlamak istiyorum ki kitap gerçekten güzeldi o kadar akıcıydı ki bir okuyuşa okunabilecek bir kitap ama ben keyfini çıkararak okumayı tercih ettim.
Beklentim bu kitaba başlarken o kadar yüksekti ki anlatamam herkes övüyor işte alıntıları falan sürekli karşıma çıkıyordu bende başladığımda içimde çok büyük bir heyecan vardı.
Ama ben bir kitabı başucu kitaplarımdan yapabilmem için o kitabın bende kalıcılığının çok yüksek olması hatta bir süre duvara bakmamı sağlayacak kadar sarsmalıdır.
Bu kitap kesinlikle kötü değildi sanırım ben beklentilerimi o beğenilerden sonra çok yükseltmişim o yüzden başucu kitaplarımdan biri olamadı.
Ne yazık ki zezenin yaşadıkları ve daha minicik bir çocukken büyüklerin düşünmesi, onların dert etmesi gereken şeyleri o minicik yaşında kendisinin dert edinmesi ... Çocukken büyümek zorunda kaldı.
başlarken dedim ki bu kitap beni kesin ağlatır .ama hayır ağlatmadı boğazımda bir düğüm oluştu ama ağlamadım.
Yani bilemiyorum bu kitabı o kadar abartmasalar belki de sonu için ağlayabilirdim ama dediğim gibi beklentimin biraz altında kaldı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos
Bir sabah vakti seni bulmak, uykudan uyanmak gibiydi. Gerçekliğini sorgulatan, rüyada mıyım diye düşündüren bir anın başlangıcı gibiydi.
Rüya değildi, oradaydın.
Seni göreceğim kadar yakın, sana ulaşamayacağım kadar uzak...
Ama oradaydın