İslam dünyasında hiçbir zaman devlet ile din, din bilginleri ile devleti temsil edenler siyasi çatışmaya, hakimiyet kavgasına girişmemişlerdir. Çünkü din, daima devletin emrinde olmuştur.
Kolektif sorumluluk dünya hayatı için geçerlidir. yani toplumsal ve siyasal yanlışlıkların bedelleri dünya hayatında ödenmekte ve toplumun bütün üyeleri de bundan nasibini almaktadır.
Egemenlik halka ait olmayınca halka hesap vermek ve halk tarafından değiştirilmek de söz konusu olmayacaktır. çünkü egemenliği metafizik hakimiyete dönüştürmek, onu kullananları sorgulama dışında tutacaktır.