Firavun da siyasi egemenliğin Tanrı'ya ait olduğunu ileri sürmüştür. Bir farkla ki o bu egemenliği kullanan Tanrı'nın kendisi olduğunu açıkça söylemiştir.
Siyasi egemenliğin Allah'a ait olduğu görüşü daima iktidarı elinde bulunduranlardan destek görmüştür. Çünkü bu yaklaşım, yöneticileri sorumluluktan kurtarmaktadır. Zaten Müslüman toplumlar da yöneticilerini hesaba çekememişlerdir. Gerçekten İslam ümmeti, Allah ile aldatılmıştır. Bu aldatma günümüzde de devam etmektedir.
Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hal böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!
Yunus 99
Yezid halka şöyle seslendi
Ey insanlar! Sizin uğraşmanıza gerek yoktur. Allah bir işi beğenmediği zaman onu değiştirir. Allah bizi değiştirmediğine göre Allah'ın isteğine karşı çıkmaya sizin hakkınız olamaz. size düşen itaat etmek, Allah'ın iradesine rıza göstermektir.
Emeviler ile birlikte kader kavramına hem zalim, hem de mazlum beraber sığınabilmekte, bir yandan zalimin zulmünün sebebi, diğer yandan mazlumun acizliğinin gerekçesi olabilmektedir.