Geceydi, İstanbul çok güzeldi, ben hüzünlüydüm ve Abdullah ölüydü. Ve ben bir ölünün hikayesi uğruna bilmediğim bir yolda, inanmadığım bir şey uğrunda gidiyordum.
"Tesadüf" Dedi, "Tesadüf diye bir şey yoktur dünyada. Tesadüf, gafiller sırra verdiği isimdir. Sırrı bilmeyen ona tesadüf der ancak. Hakikati bilen hakikati görür. Tesadüf, cahillerin ve gönlü körlerin avuntusu..."