"Demokrasi için de öyle oldu. Biz demokrasiyi sosyal bir mücadele ile değil, hediye olarak aldık Onun kadrini bilmeyişimiz, istendiği gibi kesilip biçilmesine ses çıkarmayışımız bundan. Devrimlerimizin de birtakım demagojiler pahasına elden gider oluşu yine bundan.
Biz, bize hediye edilmeyen, bizden sımsıkı esirgenen bir tek şeyi, canımızı dişimize takarak, uğrunda en büyük fedakarlıklara katlanarak, ölümü göze alarak, yalnız bir şeyi didine didine kazandık. Yalnız bir tek şeyi layık olarak elde ettik, o da istiklalimiz... Onun için de ona böylesine sahip çıkıyor, hassasiyetle üzerine titriyor, en küçük bir taviz imasını dahi hep birden dimdik reddediveriyoruz.
Devrimlerimiz ve demokrasimiz de uğrunda didişilmiş, fedakarlıklara girişilmiş ve nice zahmetlerden sonra elde edilmiş şeyler olsalardı, bugün kimsenin eli varıp da onlardan değil koca koca maddeler, bir virgül dahi çıkarmaya yeltenemezdi. Milletçe, kaya gibi, karşısına dikiliverirdik."