Memduh Şevket üstadın yarım kalmış romanı. Ayaşlı ile Kiracıları tarzında, Genç Cumhuriyetin Ankarasında eğitimli, orta üst bir sınıfta geçen bir hikaye. Büyük yazarların bir özelliği, hiç görmediğimiz, göremeyeceğimiz zamanlarda geçen bir hikayeye, karakterlere, bu karakterlerin gerçekliğine bizi inandırabilmeleri. Memduh Şevket de bu yazarlardan bence. Bu kitapta da Perihan’ı, Behice’yi, Tuğrul’u tanımasak da o çevreyi, onların düşünüşlerini adeta bir belgesel gibi okuyabiliyoruz, ne şans! Ben romanın devamını okuyabilmeyi isterdim, zira Perihan’ın İstanbul’daki yaşantısı yalısıyla, ailenin eski üyelerinin anılarıyla, Karaköy hanlarındaki iş çözer avukat tasvirleriyle hoşuma gitmişti. Ne yapalım, bir gün bulunur da okuyabiliriz diye umut etmekten başka.
Memduh Şevket en sevdiğim hikayecilerimizden, halkı anlatan, küçük ayrıntıların izini süren bir yazar. Onun karakterleri hiç tanımasak da inandığımı karakterler genelde. Bu öykülerini de çok sevdim.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Yapı Kredi Yayınları · 01,308 okunma
İlk kadın avukatımız Süreyya Ağaoğlu’nun kaleminden çocukluğundan itibaren aile ve meslek anılarını okuyoruz. Ağaoğlu Ahmet Beyin kızı olduğundan yazarın çocukluğu da bir nevi Cumhuriyetimizin çocukluğu oluyor, anılarında Atatürk var hep. Aynı zamanda Serbest Fırka, CHP, DP dönemlerinden de pek çok anektod paylaşmış yazar. Yazarın kardeşi Samet Ağaoğlu 27 Mayıs’tan sonra yargılanıp ceza alan DP’li siyasetçilerden, bu nedenle olsa gerek genelde anılarda İnönü’ye karşı çok sert bir tavır var, bunları göze alarak okumak gerek diye düşünüyorum.