Maleika

"Fena değil, " dedim. "Kimi hümanist sanatçı ve düşünürlerin biyografilerinden oluşuyor. Rimbaud, Valery, Gauguin, Tolstoy..." "Akıllı oğlum benim," diyerek yanağıma bir öpücük kondurduktan sonra kalkmaya davrandı. "Hepsi hayatının bir döneminde her şeyi geride bırakıp başka bir yerlere gitmiş, biliyor musun?" diye durdurdum onu. "Tolstoy hariç. O da içten içe hep çekip gitmek istiyormuş ama bir türlü cesaretini toplayamıyormuş. Nihayet seksen küsür yaşında, tamamdır artık, gün bugündür diyerek pılını pırtısını toplamış ve gitmiş tren istasyonuna. Sonra tren gelmiş ama o hiç yerindən kıpırdamamış..." "Niye? Son dakikada vaz mı geçmiş yine?" "Hayır," dedim. "Treni beklerken ölmüş."
1000k
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Antibiyotiğin icadından sonra toplumdaki boşanma oranının patladığını biliyor muydun?" dedim pat diye. Belki de düşündüğüm kadar iyileşmemiştim. "Öyle mi?" diyerek yatağımın kenarına oturdu Hatice abla. "Öyle, " dedim yutkunarak. Ben de yatağa otursam mı karar veremiyordum. "Evlilik icat edildiğinde insanların ortalama ömrü kırk beş elli yıl kadarmış. Üstelik herkes günde en az on altı saat çalışmak zorundaymış. Yani eşini günde bir iki saat ancak görebiliyormuşsun." Gülümseyerek beni dinliyor, nereye varacağımı merak ediyordu. Ben de nereye varacağımı merak ediyor ama gülümsemiyordum. Aslına bakılırsa kendimi çok gergin hissediyordum. Portakal suyumdan bir yudum aldım. "Sonra zaman içinde iş saatleri azalıp bir de antibiyotikler sayesinde insan hayatı uzayınca..."
1000k
Gülmesi biraz dinince, "Tanrı gibi düşün, dedi babam, ki böyle bir yanıtı hiç beklemiyordum. "İnanıyorsan var olup olmaması pek önemli değildir. Ayrıca en büyük inkârcının da en inançlının da içinde bir nebze kuşku vardır.
1000k
"Şikâyet var onlardan, " dedi Cemalettin bir vali kadar gururlu. Otoritenin kendileri dışında birileriyle uğraşmasından haz duyuyordu sanırım. Ezilenlerin pedagojisine giriş.
1000Kitap
Evleri her zaman tertemizmiş. Feriha yengem temizliğe o kadar düşkünmüş ki, misafirler pis ayaklarıyla evin olur olmaz yerlerini kirletmesinler diye halılarla onlara bir yürüme yolu çizmiş. Evde ancak, sınırları halılarla belirlenmiş bu daracık alanlarda yürüme imkânı bulunuyormuş. Yengem evde basılmaması gereken yerlerin altına mayın döşemediyse, bunun nedeni kan lekesinin çok zor çıkmasıymış.
1000Kitap