Maleika

“Doğru ya, siz henüz genç olduğunuz için o meseleleri pek anlayamayabilirsiniz. Şöyle söyleyeyim. Belli bir yaşı geçince yaşam dediğin, sahip olduğun şeyleri sürekli olarak kaybettiğin bir süreçten öteye geçmez. Yaşamın için önemli olan şeyler, birer birer tarağın dişlerinin kırılıp gitmesi gibi insanın elinden kayıp düşüverir. Bunların yerine eline geçense, değersiz, tuhaf şeyler olur. Vücudun yetenekleri, arzular, hayaller, idealler, kendine güven, anlam, hatta âşık olduğun insanlar, peş peşe, önce biri sonra diğeri şeklinde yok olup gider. Veda ederek ayrılanlar, hatta bir gün hiçbir şey söylemeden ortadan yok olanlar olur ve bir kez yitirince bunları bir daha asla tekrar elde edemezsin. Yerine koyacak bir şeyler de bulamazsın. Bu, çok acı veren bir şeydir. Bazen vücudun lime lime doğranıyormuş gibi hissedersin.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zamanın çarpık olarak ilerleyebileceğini Tengo biliyordu. Zamanın kendisi, yeknesak bir yapıya sahipti, ama zaman bir kez tüketildiğinde çarpık bir hal alabiliyordu. Bir zaman dilimi feci halde ağır ve uzun, başka bir zaman dilimi ise hafif ve kısa olabiliyordu. Ayrıca, bazen öncesi ve sonrası birbirine geçiyor, durum daha da kötüleşirse zaman tamamen yok olup gidiyordu. O zaman diliminde olmaması gereken şeyler sonradan eklenebiliyordu. İnsanlar zamanı bu şekilde kafalarına göre ayarlamak yoluyla kendi varlık bilinçlerini de düzenleyebiliyorlardı herhalde. Başka bir deyişle, bu sayede akıllarını başlarında tutmayı güçbela başarıyorlardı. Eğer geçirdiği zamanı, akış sırasına uygun bir şekilde tek tip bir şey olarak kabul etmesi gerekse, insanın ruhsal yapısının buna dayanamayacağı kesindi. Böylesi bir yaşam, herhalde tam bir işkenceye dönebilirdi. Tengo bunları düşünüyordu.
Edebiyat
Elbette Şahitler içerisinde tecavüz olayıyla karşılaşmak gibi bir durum söz konusu değildi. En azından kendisi, cinsel türden bir tehditle karşılaşmamıştı. Çevresindeki tüm “kız ve erkek kardeşler” uysal, dürüst insanlardı. İnanç konusunu ciddiye alan, bazı durumlarda canlarını ortaya koymak pahasına, öğretiye saygı göstererek yaşayan insanlardı. Fakat doğru dürtüler, ortaya her zaman doğru sonuçlar çıkartmaz. Dahası, tecavüzde hedef yalnızca bedenle sınırlı da değildir. Şiddet her zaman gözle görülecek şekilde ortaya çıkmadığı gibi, her yara da kanamaz.
1000Kitap
Aile içinde karılarına ya da çocuklarına şiddet uygulayanlar, hep zayıf karakterli adamlardır. Zaten zayıf oldukları için, kendilerinden daha güçsüz insanları kurban seçerler.
1000Kitap
“Tarih kitaplarını okumayı ben de severim. Tarih kitapları, bizim eskiden de şimdi de aynı olduğumuzu öğretir. Giyim kuşamımızda ve yaşam tarzımızda bazı farklılıklar olsa bile düşüncelerimiz ve yaptıklarımız pek değişmez. İnsan nihayetinde, genler açısından yalnızca taşıyıcıdır ve gelip geçicidir. Onlar bizi yarış atı gibi dörtnala sürerek üstümüzden geçer, kuşaktan kuşağa yollarına devam ederler. Üstelikgenler, neyin iyi neyin kötü olduğunu düşünmezler. Biz mutlu da olsak, mutsuz da, onların umurunda değildir. Araç olmaktan öteye geçmeyiz ne de olsa. Onların tek derdi, neyin işlerine daha fazla yarayacağıdır.”
Edebiyat