“‘İnsanın ruhu mantık, azim ve şehvetten oluşur’ diyen de Aristoteles
miydi?” diye sordu Tengo.
“O Platon. Aristoteles ve Platon, Mel Tormé ve Bing Crosby kadar
farklıdır. Her neyse. Eskiden meseleler daha basitmiş” dedi Komatsu.
“Mantık, azim ve şehvetin bir araya gelip, masa başında hararetli
tartışmalara girdikleri bir anı hayal etmek keyifli değil mi?”
“Hangisinin yenemeyeceğini az çok tahmin edebiliyorum.”
“Senin hoşuma giden yanın” dedi Komatsu, işaretparmağını havaya
kaldırarak, “bu mizah anlayışın.”
Bu mizah falan değil, diye geçirdi aklından Tengo. Fakat sözcüklere
dökmedi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Sonuçta” dedi yaşça büyük kadın arkadaşı, “herkes dışlanan azınlık
tarafında olmaktansa, dışlayan çoğunluk tarafında olunca rahat ediyor.
Karşı tarafta olmadığı için seviniyor. Hangi çağda, hangi toplumda olursa
olsun temelde aynı. Çoğunluğun içinde olunca, eziyet haline gelen şeyleri
düşünmeye gerek de kalmıyor.”
“Azınlık tarafta olunca, sürekli eziyetli konuları düşünmek gerekir.”
"Matematik suyun akışı gibidir" dedi Tengo. "Bir sürü sıkıntı veren teorisi vardır elbette, ama temel mantığı çok basittir. Suyun yüksek yerden alçak yere doğru en kısa mesafeden akışıyla aynıdır ve sayılarında yalnızca tek akışı vardır. Dikkatlice bakınca, o rota kendiliğinden belirginleşiverir. Yalnızca dikkatlice bakman yeter. Hiçbir şey yapmana gerek yoktur. Bilincini yoğunlaştırarak baka bilirsen, her şeyi o açıklar sana. Bu dünyada Matematik kadar bana iyi gelen başka bir şey yok. "
" Roman neden? "Diye sordu, soru tonlaması zayıf bir sesle.
" Matematik o kadar eğlenceliyse, kendimi sıkıntıya sokarak roman yazmamın ne gereği var? Yalnızca matematikle uğraşsan olmazmı? "
Fukaeri başını sallayarak onayladı.
" Hımm. Gerçek yaşam Matematikden farklıdır. Orada bir şeyler, her zaman en kısa mesafeden akmazlar. Matematik benim için, nasıl söylesem, doğanın aşkın halidir. Bana göre güzel bir manzara gibidir. Yalnızca oradadır işte. Yerine bir şey koymanın hiç gereği yoktur. O yüzden matematiğin içine daldıkça, kendimi her geçen an bir az daha saydamlaşıyormuşum gibi hiss ederim. Arada sırada bundan korktuğumda olur.