Savaş insanlara olağandışı şeyler yaptı. Onları öldürmesinden daha da olağandışı olan, bazılarını öldürmemesiydi. Sizi ölüme doğru sürükleyen muazzam bir sele kapılıyordunuz, sel sizi aniden bir su birikintisine fırlatıyordu, orada kendinizi inanılmaz ve anlamsız şeyler yaparken, karşılığında da ikramiye alırken buluyordunuz.
Dönüp geçmiş senelere baktığınızda, insanları hep belli bir yerde, kendilerine özgü hallerinde hatırlarsınız. Hayatları boyunca hep aynı şeyleri yapmışlar gibi gelir size.
Korku! Onun içinde yüzüyoruz. Bizim havamız, suyumuz o. İşini kaybetme korkusuyla ürpermeyen de savaş, faşizm, komünizm ya da öyle bir şey korkusuyla titriyor.