S.Zweig'ın 1942 yılında, ölümünden hemen önce kaleme aldığı klasik kısa öykü eseridir. Zweig, psikolojik ögelerle dolu eserinde kendi yaşamından ögeler de bulundurur; güçlü anlatısı ve somut dilini ortaya çıkarır.
Öykü, New York'tan Buenos Aires'e giden bir gemide geçmektedir. Anlatıcının yanında iki karakter barındırır. Bu iki karakter ayrı ayrı işlenip yazar tarafından bir satranç tahtasının başında birleştirilir.
İlk karakter dünya satranç şampiyonu Marko Czentoviç. Küçük yaşta evlatlık alındığı evde rahip babasının arkadaşıyla oynadığı oyunları izleyerek satrancı öğrenir. Çevresinde hızla yükselir ve henüz 20 yaşında dünya şampiyonu olur. Czentoviç'in en tuhaf özelliği ise çocuk yaştan itibaren deha seviyesinde oynadığı satranç dışındaki tüm konulardaki cehalet ve öğrenme zorluğudur. Anlatıcımızın gemide denk gelip Czentoviç ile tanışmak istemesiyle başlar öykü. Anlatıcını gemide tanıdığı zengin iş adamı Czentoviç'e para karşılığı maç teklif eder. Parayı duyan şampiyon kabul eder ve ilk oyunu rahatlıkla kazanır. İkinci oyunda da öndeyken ikinci karakterimiz ortaya çıkar: Dr.B.
Dr.B Alman manastırının gizli işlerini yapan Avusturyalı bir avukattır. Avrupa'daki Hitler ve Nazi baskısından o da nasibini alır, izlenir ve Avusturya işgal edilince tutuklanır. Ancak ne bir kampa ne de hapse götürülür. Onun işkencesi "hiçliği" ile bir başına bırakılmasıdır. İçinde hiçbir eşya olmayan bir otel odasında kalır ve tek eylemi sorguya götürülmektir. Tam pes edeceği anda bir kitap çalar, bu kitap şampiyonların satranç oyunlarıdır. Her gün bu oyunlarla vakit geçirir ancak sonunda bu oyunlar sıradanlaşır ve kafasında Beyaz B ve Siyah B olarak iki rakip yaratır, Kendi kendiyle oynar, bu tüm düşüncesini ele geçirir ve sonunda beyni buna dayanamaz ve kendini hastanede bulur.