Bir müddet, kısa bir müddet, o kadın beni her zamanki aciz, miskin halimden kurtarmış; bana insan olduğumu, benim de içimde, yaşamaya yetenekli taraflar bulunduğunu, dünyanın zannedildiği kadar manasız olmayabileceğini öğretmişti.
Bir sürü saçma işlerle uğraştığım bu çamurlu ilkbahar ve boğucu yaz günlerinde bana bir parça ferahlık veren onun mektupları ve ona mektup yazdığım saatlerdi.