Sen konuştukça ve sustukça
Damarlarım içre gezinir şafak
Çatlar dudaklarımda toprak
Ve kalbim
Cam parçaları gibi dağılarak
Kanımdan, içten içe parçalar beni
Gözlerin, ışığı şehre çevirip
Omuzlarıma çöker tüm ağırlığınca
Nötron yıldızlarıyla çevrelenmiş gölgeni
Satürn, çeliğiyle biler
Ve o zamansız her bakışta
Kanıtlanır İzafiyet
Hem böyle bir anda yaratılmış
İntizam'ın kaos bataklığı da
Hem damgalanmıştır yüreğine
Siyahın ve beyazın
kutsallığı olan
yüreğine
Bilmem hangi karanlıkta
Bir ışığın ülküsü
Gözlerinin rengine bürünür
Ve Güneşin efsanesi Ra
Hangi bilemediğimiz çeliğin adını ansa
Kainat senin
Bana her bakmayışında
Dolar sonsuzluğun
Çatal dilli lanetinden
Aklıma değin
Sen neyin