Şems, "Söz dinlemeye kabiliyetli kimse bulunmazsa o söz geldiği yere gider. Sözü dinleyen başkalarının sözünü de dinlemeye kabiliyetli olduğunu söylerse o, söz söylemekten de, dinlemekten de âcizdir. Konuşmak can yıkmak, dinlemek can beslemektir. Yazının kaleme gelmeyen sesi kısılır, harfler silinir..." der. O zaman susmak, mana eksikliğinden değildir, belki de mananın zenginliğindendir. Dinlemek, söylemekten bu nedenle daha değerlidir.
Şems, "Sabır sonunu gözlemek, sabırsızlık sonunu göremeyecek kadar kısa görüşlü olmaktır..."diye tarif eder." Sabretmek öylece oturup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü hayal edebilmektir." Şems'in sözlerinde sabretmek zamanın sahibine dua etmektir.
Şems, "Dürüstlük bir şehirdir, ben de o şehrin sultanıyım, onda kendim yaşayayım, kendim öleyim, kendim korunayım..."
"Nefsin seni yakmasına izin verme.O en sevdiğin Allah'ı kalbine alacaksan, dürüstlükle nefsini yenmen, kalbini temizlemen gerekir." Bu temizliğin yegâne yolu, dürüstlüğü sürdürmek ve dürüst olanlarla birlikte olmaktır.